SEMİH KARAKOÇ

Elon Musk Çip Üretmiş Bir Tane Buyurmaz mısınız!!!


SEMİH KARAKOÇ
3 Eylül 2020 Perşembe 08:11

SpaceX ve Tesla'nın arkasındaki fütürist milyarder Elon Musk, insanların beyinlerini doğrudan bilgisayarlara bağlama planlarının ana hatlarını çizerek "yapay zekâ ile simbiyoz" yaratma kampanyasını anlattı. İlk prototipin gelecek yılın sonuna kadar bir kişiye yerleştirilebileceğini söyledi.
Musk, Neuralink'in ilk amacının insanların beyin ve omurilik yaralanmaları veya doğuştan kusurlarla başa çıkmalarına yardımcı olmak olduğunu söyledi. Teknoloji, omurilik yaralanması nedeniyle hareket etme veya algılama yeteneğini kaybeden belden aşağısı felçli kişilere yardımcı olabilir- " rızaya dayalı telepati " gibi radikal bilim kurgu fikirlerinden çok daha az şok edici olan bir tıbbi tedavi. Bir maymun ve domuz bu teknoloji ile iradeleri dışında yönetilebildi.
Ancak uzun vadeli hedef, insanlık için varoluşsal bir tehdit olarak gördüğü bir teknoloji olan yapay zekâ ile insanları birbirine bağlamak için bir "dijital süper zekâ katmanı" oluşturmaktır.
Gerçekte Musk, simbiyoz (ortakyaşam) yaşama örnek verirken “insanların zaten kısmen cyborg olduğunu" iddia ediyor. Telefonlarımıza ve kişisel bilgisayarlarımıza olan kitlesel bağımlılığımızla, mevcut durum arasındaki tek fark, şu anda elektronik ile aramızdaki "veri hızı" veya "iletişim hızı" nın son derece yavaş olmasıdır.
Bunun Black Mirror distopisi için mükemmel bir ortam olduğunu düşünüyorsanız, yalnız değilsiniz.
(Teknolojinin birey ve toplum üzerindeki etkilerini inceleyen Black Mirror (Siyah Ayna) dizisi mevcut duruma realist bir bakış açısı getiriyor. Doğal olarak, bu tür teknoloji için en büyük endişe güvenliktir. Telefonunuzun veya bilgisayarınızın hacklemesi ne kadar can sıkıcı ve para kaybı bir durum ise, ileride bu teknoloji beyninizin işlevini doğrudan etkilediğinde, riskler muazzamdır. İnsan beyninin çip ile bağlantısını sağlayan ANA bilgisayar olurda bir gün aksi bir komut gönderirse (sana emrediyorum, tüm bedensel organların çalışmasını durdur) o zaman durumumuz acep nice olur erenlerim?

Akademik Çiledir Bu Yollar Yiğidim
Ağustos ayı, akademik kariyer düşünen öğrenci veya mezunlarının- pardon çalışanlarda var tabi ki- heyecan ile bekledikleri bir dönemdir. Eğitim hiç bitmeyen bir süreçtir. Bir derece kazanıp bir kariyere başladıktan sonra durmaz. Sürekli eğitim yoluyla, kariyer odaklı bireyler becerilerini sürekli geliştirebilir ve işlerinde daha yetkin hale gelebilir. Akademisyenler nasıl sürekli bir öğrenme ve öğretme sürecinin içerisinde ise aynı şekilde okul öğretmenlerinin mesleki gelişimini sürdürmesi, lisans düzeyinde öğrenilen bilgi ve becerileri kurs, seminer, sertifika programları ile terakki ettirmeleri hem kendi deneyimleri için hem de öğrencileri için en iyi öğrenme çıktılarını sağlamak ve aynı zamanda onların çeşitli yönleri ile alınan ve öğrenilen verilerde tatmin ve mutluluk sağlaması açısından önemlidir.
Buraya kadar her şey normal üstadım sorun nedir peki? 2014 yılında büyük bir iştiyak ile Erciyes Üniversitesine Y. lisans başvurusu yapmak için gittiğimde, Ali Dağı kadar çok başvuru klasörü, maalesef bezgin ve ilgisiz birkaç görevliyi gördüğümde tüm hayallerimin yıkıldığını anladım üstüne üstlük bir programa yerleşmek için anormal Ales veya YDS puanlarına ihtiyaç olduğunu hissettim- birde içeriden size destek veren bir hoca yoksa- neyse ben soluğu özel bir üniversitede aldım ve çok şükür işletme master programını bitirebildim.
Şimdilerde öğretmen olan eşim adına tezsiz bir program için kaç gündür üniversite üniversite gezdik. Değişen çok bir şey yokmuş aslında akademi yaşamında. Özellikle devlet üniversiteleri, başvuru, kabul, şartlar, kontenjan vb. konularda hala çok eksik ve dijital dünyayı çok etkili kullanamıyorlar.
Erenler yine hayallerimiz yıkılmak üzere iken gelen bir mesaj ile umudumuz intizar eyledi. Topluma mal olmuş bir eğitim kurumu olan TED Üniversitesi, öğretmenlerimiz için güzel bir program açmış, başvuru çok kolay, fiyatlar normal seviyede, özellikle program yetkilisi olan Serkan Karaca beyefendi ilgili ve alakadar tutumları ile adeta bizi bu öğrenme sürecinin kervanına katmaya çalıştı.
Bilgi işlem Mehmet Ali Bey kayıt sürecimizi gayet güzel yönetti. İnşallah 2004 yılında Doğu Anadolu’da yılın öğretmeni seçilen ve adına ‘’hayat türküsü’’ dizisi için bölüm çekilen cefakâr muallim eşim bu müstesna camianın bir parçası olur inşallah.
Sonuç olarak, Eğitimciler, mesleki gelişim yoluyla yeni öğretim stratejileri keşfettiklerinde, sınıfa bu öğrendikleri ile geri dönebilir ve öğrencilerinin ihtiyaçlarına daha iyi uyacak şekilde ders stillerinde değişiklikler yapabilirler.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık