SEMİH KARAKOÇ

Neden Bu Kadar Çok Komplo Teorisi Var?


SEMİH KARAKOÇ
26 Mart 2020 Perşembe 05:07

COVID-19'a sadece sosyal medyada değil, ana akım çıkışlarda da bir komplo teorisi olarak patlak vermesine yol açtı. Çin yeni bir tür Covid-19 ölümcül salgınını ilk kez bildirdikten yaklaşık iki ay sonra, salgın konusu şu anda tüm dünyada manşetlere hâkim olmaya devam ediyor. Virüs güncel haritasında neredeyse tüm dünya ülke ve kıtalarını kırmızı renklere bezenmiş durumda ve 382.644 den fazla insan bu amansız virüs ile kontamine olmuş durumda, ayrıca 24.03.2020 tarihi itibari ile 16.587 den fazla insan maalesef yaşamını yitirmiştir.

Sosyal ve ana akım medyada ki bazı iddialar, örneğin; ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Washington Post tarafından bildirilen bir araştırmada, virüs hakkında komplo teorilerini içeren (bir biyo-silahtan kaynaklandığı iddiaları gibi) yaklaşık iki milyon tweet'in üç hafta boyunca ABD dışında yayınlandığı belirtildi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus'a göre, bu tür iddialar COVID-19 salgını ile mücadele çabalarını engelliyor. "HIV veya H1N1 gibi önceki pandemilerde, biyomühendislik, bazı popülasyonları ortadan kaldırmaya yönelik söylentiler veya bunun yeme ve sanitasyon alışkanlıklarıyla bağlantılı olduğu gibi benzer komplo teorileri vardı" dedi.Salgının ilk günlerinde, popüler Suudi gazetesi el-Watan'ın köşe yazarı 2 Şubat'ta yeni koronavirüsün Batı ilaç şirketleri tarafından aşı satarak kâr elde etme çabasının bir parçası olduğunu, Suriyeli yetkili al –Thawra’da 3 Şubat'ta virüsün Çin tarafından ABD ile yürütülen ekonomik ve psikolojik savaşın bir parçası olduğunu yazdı.Benzer iddialar Rusya'nın devlet tarafından yönetilen Kanal 1'inde de yayınlandı. ABD'de, sağcı medya da kendi komplo teorilerini üretti. Washington Times 24 Ocak'ta yeni korona virüsün Çin'in "gizli biyolojik silah programı" ile bağlantılı bir laboratuvardan kaynaklanmış olabileceğini dile getirdi.Taylandlı bir siyaset bilimcisi ‘’Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü’’ müdürü Thitinan Pongsudhirak, Bangkok'ta "Virüs o kadar önemli olmayan bir ülkede ortaya çıksaydı, tedavisi ve gelişimi farklı bir ışık yaratacaktı. Çin'in ekonomik rekabet ve ABD ile jeopolitik gerilimler de dâhil olmak üzere birçok ülkeyle ilgili sorunları var. Küresel olarak bu ülke baskındır ve Çinli turistler birçok Asya ülkesi için bir numaralı kaynaktır. Tüm bunlar salgının yolunu etkiledi’’ dedi. 24 Ocak'ta Dış Politika dergisinde yer alan bir haberde, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in açıklaması ise: siyasi gündem, ipek yolu, ekonomi vb.nkonuların salgının temel nedeni olabileceği öngörüsündeydi.

Yaygın bir şekilde dolaşan güçlü bir teoride ise, virüsü, sosyal medyada yaygın olarak paylaşılan ve sonunda Rus devlet ağı, RT ve Daily Mail dâhil olmak üzere ana akım medya siteleri tarafından dile getirilen bu virüsün, yarasa çorbası yiyen Çin’li bir kadından yayıldığı şeklindeydi.Daha sonra klibin 2016 yılında Endonezya'da çorba içen tanınmış bir Çinli vlogger ((Video blogcusu: video kaydı yöntemi ile günlük tutan kişi)) olduğu ortaya çıktı. Bilim adamları yarasaların yeni virüs için bir taşıyıcı olduğuna inanırken, başka bir hayvan konakçısı aracılığıyla insanlara atlamış olabileceğinden şüpheleniyorlar.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık