Oktay Erol

Şaşa-kalanlardan değil misiniz?


Oktay Erol
8 Kasım 2019 Cuma 08:02

Güneşli bir havada ansızın bastıran yağmura şaşa-kalırız haklı olarak!

Gök cam mavisi, ağaçların yaprakları coşkuyla kıpır-kıpır, ormanlık kır alanını dolduranlar temiz havanın güzelliğini soluyor!

Güneşli bir hava…

Birden kararıyor…

Ormanlık alan tanımlanması “zor” bir an…

Adına “ne” denileceği belirsiz gürültüler…

Dağların arasından çakan tek şimşek…

Sıkışmaktan morarmış ten gibi doğa…

Yağmur bastırıyor!

Apansız gelen gök gürültüsü, şimşek, yağmur kaçacak-sığınacak yer aratıp bulduruyor!

Şaşa-kalıyorsunuz!

***

Şaşa-kalmak deyimi insanın yaşadığı, etkilendiği, acılandığı, mutlandığı bir sürecin “birden” değişmesi durumunda ortaya çıktığı gibi, “iktidarın ya da muhalefetin” yaşananlar için ayrı bir algı oluşturmak amaçlı yaklaşımıyla da ortaya çıkar!

Öyle ki…

Aslında “güneşli” günleriniz hep karadır,

Aslında “koşuşturmaktan” kara sular inmiştir dizlerinize,

Aslında “gülebilmeyi” beceremiyorsunuzdur yetmezlik nedeniyle,

Aslınsa “yaşam” sürse de, yaşamadığınızı bile bile “yaşıyormuş” gibi yapıyorsunuz…

Aslında eşinizle, çocuklarınızla “ayrım” noktasındasınız,

Aslında “yetiyor” gibi yapsanız da yetmiyorsunuz,

Aslında “yoksunuz”…

Hazine-Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı dinlerken ne yapıyorsunuz, şaşa-kalmaktan başka?

Ne göğü kapatan kara bulutlar var, ne de bastıran yağmur…

Her yer kır alanı sanki!

***

“Asgari ücretli, dar gelirli vatandaşlarımızı ev sahibi yapacak finansman modelinin altyapısını hazırladık. Yirmi yıl vade ile tarihin en düşük faiz oranı uygulanarak, kiradan daha ucuz maliyetle ev sahibi olunacak…”

İlk gerekli koşul şöyle:

Asgari ücretli, dar gelirli…

Buna “alım gücü” yetersiz yurttaşları da ekleyebiliriz!

İkibin lira maaş alırlar, çocuk okuturlar, elektrik-su kullanırlar, doğalgaz olmasa da tüp tüketirler, pazara en sonra varırlar, ceplerine uyan ürünleri alırlar, geçen yıl soğan-patatesten uzaktılar şimdi de sarımsaktan uzak kalırlar, ayda bir kez sinemaya gidemezler, tevide “gergin-kavgalı” dizilerde kendilerini bulurlar…

Bakan açıklıyor:

“Yirmi yılda ev sahibi olacaksınız!”

Bugünkü koşullarda kendine yetmeyen, gereksinmelerini karşılayamayan bir ailenin, her şeyini yirmi yıla bölerek “ev sahibi” yapılmak istenmesi başka bir şey olmalı…

Asgari ücretli ile dar gelirlinin sıkıntısını yirmi yıl boyunca yaymak başka bir şey olmalı…

Şaşa-kalmak gibi…

***

“Ekonomide yaşadığımız saldırıların hiç biri birbirinden bağımsız değil, çok yoğun bir kuşatma planıyla mücadele ediyoruz” denildiğinde, üstelik sözlerde “iktidarın” bakanından geldiğinde şaşa-kalmaz mısınız?

Onsekiz yıldır, yılların çakılı taşlarının bile yerlerini değiştireceksiniz, ülkenin varsıllıklarını bir-bir elden çıkarırken “anasını da satarız” diyeceksiniz, ekim alanlarını talan etmek pahasına doğayı “yabancı şirketlere” bozduracaksınız, “zeytin ağacı mı önemli yoksa sanayi mi, elbette sanayi” diyen isimleri baş tacı edeceksiniz, ülkenin can damarlarını korumak yerine elden çıkarmayı yeğleyeceksiniz…

Sonra da “ekonomide yaşadığımız saldırılar” diye yakınacaksınız!

Bu ülkenin yurttaşı, çiftçisi, emekçisi, esnafı küresel firmaların “alış-veriş” mağazaları ile piyasa ekonomisini ele geçirirken nerelerdeydiniz? Mağazalarında “kendi” ülkelerinin patenti bulunan ürünleri satılırken, ülkemizin eş-değerdeki ürünleri pazar zorluğu yaşarken sessizdiniz!

Zamanında bir-bir elden çıkarılan bankalar, sonrasında bir-bir kapanan yerli üretim yapan fabrikalar, bu ülkenin topraklarında yetiştirilmeyip bir-bir dışalımla alınan mallar, onsekiz yıl boyunca yapılan ekonomik uygulamalarda yapılan yanlışlar…

Bakanın “çok yoğun bir kuşatma planıyla mücadele ediyoruz” demesi şaşa-kalınacak bir durum değil mi?

***

Güneşli bir havada ansızın bastıran yağmura şaşa-kalırız da…

Belirsiz gürültüler, çakan şimşekler, morarmış ten gibi doğa, yağmur…

Görülen, yaşanan belli; sıkıntı var!

Büyük çoğunluk yağmurda ağaç dallarının altında, cıbıdığı çıkmış; her kriz ortamında tüm yükü taşımaktan, piyasada küçülmekten, yaşamsal gereksinmelerine ulaşamamaktan, gelen kış aylarını üşümeden geçirmekten, beslenmekten başka bir şey düşünemezken…

Bakanın “enflasyonda dediğimizi gerçekleştirdik, düşürdük” sözüne şaşa-kalanlardan değil misiniz?

Sokağa, çarşıya, pazara, üretime, en önemlisi de yurttaşın gözlerine bakarak söylenen “bu sözlere” şaşa-kalanlardan değil misiniz?


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık