web statisticsweb statistics
Adana’dan yükselen ses

Adana’dan yükselen ses

ABONE OL
14 Temmuz 2025 07:32
Adana’dan yükselen ses
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçtiğimiz Cuma akşamı Adana’da, siyasetin yalnızca kürsülerden değil, meydanlardan da yapıldığını gösteren tarihi bir miting gerçekleşti. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlediği bu büyük buluşma, yalnızca bir parti etkinliği değil; halkın iradesine ve demokrasiye sahip çıktığı güçlü bir toplumsal mesajdı.

Meydanı dolduran 250 bini aşkın yurttaş, tutuklu başkanlar Zeydan Karalar, Oya Tekin ve Kadir Aydar için hep bir ağızdan “özgürlük” diye haykırdı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleşen miting, siyasal tarihimize güçlü bir not olarak düştü. Ancak gecenin en çarpıcı anlarından biri, Zeydan Karalar’ın eşi Nuray Karalar’ın yaptığı duygusal konuşmaydı. Eşini cezaevinde bırakmış bir kadın, bir öğretmen ve bir Adanalı olarak kürsüde dimdik durdu. Konuşması, hem meydandaki kalabalığı hem de ekran başındaki milyonları derinden etkiledi.

Ne yazık ki, mitingin büyüklüğü ve mesajının gücü, bazı kesimlerde alışıldık bir refleksi tetikledi: küçümseme ve karalama.
“Dolmuşlar ücretsizdi”, “katılım mecburiydi”, “belediye çalışanları zorla getirildi” gibi tanıdık ithamlar yeniden sahne aldı. Hatta bir öğretmenin —Nuray Karalar’ın— bu konuşmayı yapmasının “memuriyete aykırı” olduğu, görevden alınması gerektiği dahi söylendi.

Ama aynı çevrelerin, geçmişte AK Partili belediyelerin kendi mitingleri için çalışanlara imza karşılığı katılım zorunluluğu getirmesini, araç tahsisini, meydanlarda devletin imkânlarıyla propaganda yapılmasını hiç sorun etmediklerini biliyoruz. Örneğin, Azim Öztürk döneminde Seyhan Belediyesi çalışanlarının mitinge katılımı imzayla takip edilirken kimse çıkıp “kamu personeli siyasete alet ediliyor” demedi.

Ayrıca iktidara yakın kamu görevlilerinin, bürokratların hatta valilerin kimi zaman doğrudan siyasal mesajlar içeren konuşmalar yapması da nedense görmezden gelinirken, acılı bir eşin yaptığı duygusal bir konuşma bile siyasi sayıldı. Üstelik bu konuşma, ne bir görev tanımının parçasıydı ne de bir devlet gücünün gölgesinde gerçekleşti —tam tersine, adalet arayan bir kadının sesiydi bu.

CHP’nin Adana’daki mitingi, sadece katılım açısından değil; içerdiği siyasi mesajlar, duygusal tonu ve toplumsal desteğiyle Saraçhane mitinglerini aratmayan, hatta kimi yönleriyle aşan bir anlam kazandı. Meydanın görkemi, yalnızca kalabalıktan değil, taşıdığı kararlılıktan ve umut duygusundan kaynaklandı.

Bu mitingde Adana halkı, yalnızca bir siyasi partiye değil; seçme hakkına, yerel yönetime ve demokrasiye sahip çıktı. Zeydan Karalar’ı önce Seyhan’da, ardından iki dönem Büyükşehir’de başkan seçmiş bir halk, şimdi onun yalnız olmadığını haykırdı.
Ve bu haykırış, ne kadar bastırılmak istenirse istensin, Adana’nın sıcağı gibi yayılmaya, Türkiye’nin dört bir yanında yankı bulmaya devam edecek.

Adana yalnızca kebabıyla, sıcağıyla değil; halkının demokrasiye ve adalete olan bağlılığıyla da gündemde. Cuma akşamı bu gerçeği bir kez daha gördük.

**

Hukukun evrensel ilkelerine kısa bir yolculuk

 

Bu yazıda siyaset yok, hukuk var.
Gündem hızlı, siyaset yoğun, tartışmalar bitmek bilmiyor. Ama bugün biraz yavaşlayalım, hukukun serin ve sabırlı koridorlarında dolaşalım istiyorum. Zira hukuk; krizlerin, polemiklerin, kargaşaların uzağında, toplumun adalet terazisini dengede tutan en önemli dayanaklardan biridir.

Hukukun bazı evrensel ilkeleri vardır. Bunlar; sınırların, rejimlerin, iktidarların ötesinde geçerliliğini korur. Örneğin bir suç işlendiğinde, soruşturmanın da yargılamanın da o suçun işlendiği yerde yapılması ilkesi… Bu sadece sağduyunun değil, adil yargılamanın da bir gereğidir.

Nitekim bu evrensel yaklaşım, bizim yazılı hukuk sistemimizde de açıkça yer alır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesi, “Davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir” diyerek bu temel ilkeyi hükme bağlamıştır. Bu yalnızca bir teknik düzenleme değil, aynı zamanda adil ve şeffaf bir yargılama sürecinin de güvencesidir.

Yine aynı yasa çerçevesinde;
 CMK 16. madde, bağlantılı suçlar söz konusuysa, farklı mahkemelerde görülen davaların birleştirilip birleştirilemeyeceğini düzenler. Cumhuriyet savcısının ya da sanığın talebiyle, davaların bir araya getirilmesiyle daha sağlıklı bir yargılama süreci hedeflenir.
 CMK 18. madde, sanığa “yetkisizlik” iddiasında bulunma hakkı tanır. Böylece kişi, yargılandığı mahkemenin yetkili olup olmadığını sorgulayabilir. Bu da savunma hakkının önemli bir unsurudur.

Tutuklama gibi özgürlüğü doğrudan etkileyen kararlar ise çok daha hassas düzenlemelere tabidir.
 CMK 100. madde, hangi şartlarda ve hangi suçlarda tutuklama uygulanabileceğini tek tek sayar. Her tutuklama kararının bu çerçevede ve ciddi gerekçelere dayanması gerekir.
 CMK 102. madde ise mahkemenin tutuklamaya gerekçe göstermesini şart koşar. Adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin yetersiz kalacağı açıkça ortaya konmadan özgürlüğün kısıtlanamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Tüm bu hükümler, sadece kanun kitaplarının içinde yazılı kalan maddeler değil, hukukun adil işleyişine yön veren pusulalardır.

Toplum olarak, hukukun teknik görünmesine rağmen ne kadar yaşamsal bir alan olduğunu unutmamamız gerekir. Hukuk bilgilerini tazelemek, sadece hukukçulara değil, yurttaş bilincine sahip herkese düşen bir görevdir. Çünkü hukuk; hepimiz için vardır, hepimize lazımdır.

Bugün siyaset değil, hukuk konuştuk. Çünkü bazen susan kalem, yalnızca adaletin sesine kulak verir.

 

**

Mevlüt Abinin Not Defteri

“Adana Gibi Başkan”a Adanalıdan Kral Gibi Miting!

Helal olsun Adanalıya! Vallahi billahi, Cuma günü öyle bir miting yaptı ki, yedi düvele “Zeydan Karalar yalnız değildir” diye haykırdı. Duymayanın kulağında sorun vardır. Benim gibi biraz meraklı olanlar bilir: Miting öncesi ortam kolaçan edilmeden olmaz! Ben de öyle yaptım.

Daha mitinge saatler var ama baksanıza… Ziyapaşa Bulvarı dolu, Atatürk Caddesi taşmış, Sular’da yaşlısı genci bir olmuş, Uğur Mumcu Meydanı’na akıyor. El ele, kol kola, gönül gönüle… 80 yaşındaki teyzeyle 18 yaşındaki delikanlı aynı heyecanla meydana gidiyor.

E şimdi ben sorarım size:
Hangi güç, insanı bu sıcakta, kavurucu Adana güneşinin altında saatler önceden bir meydana çeker? Klima desen yok, gölge desen nadir… O zaman tek bir açıklama kalıyor:
Demek ki Adanalının Zeydan Başkan’a sevgisi başka.
Başka değil, baaaşka!

“Adana gibi başkan” derlerdi de, ben derdim ki “hadi canım, laf ola beri gele…”
Meğer yürekten diyorlarmış! Gördüm, duydum, yaşadım.
Hatta açık konuşayım…
Kıskandım be kardeşim!
Zeydan Başkan halkın gönlünde öyle bir taht kurmuş ki, biz sıradan vatandaşlara oturacak tabure kalmamış! Biraz bize de yer bıraksaydın başkan, bu gönül sarayını komple kapatmasaydın 🙂

Yani şimdi, meydanda öyle bir atmosfer vardı ki…
Bir yanda “özgürlük” sloganları, bir yanda coşku, bir yanda duygusallık… Zeydan Bey’in eşi Nuray Hanım konuşunca, meydan hem gözyaşı döktü hem de alkışla inledi. Duygular zirve yaptı, sloganlar tavan yaptı. Ama bazıları hâlâ “dolmuşla geldiler, mecburen geldiler” havasında…
Yahu kardeşim, dolmuşa binip de mitinge gidenin yüreğinde mecburiyet değil, özgürlük sevgisi vardır. Gören de bedava kola dağıtılıyor sandı!

Kıssadan hisse:
Bu miting, sıradan bir siyasi etkinlik değil, halkın yüreğinden kopup gelen bir “sahip çıkma” çığlığıydı.
Ve bir şey daha öğrendik…
Zeydan Başkan sadece bir belediye başkanı değilmiş, Adana’nın ta kendisiymiş.

Adana gibi başkan, başkan gibi adam.
Vallahi Mevlüt abin bu yazıyı yazarken hem duygulandı, hem güldü, hem de bir an düşündü:
“Acaba ben de bir meydanda alkışlanır mıyım?”
Cevap net:
“Önce bir belediye başkanı ol da, sonra konuş!”

Mevlüt Abiniz, her daim sıcak, arada bir sivri, ama hep içten…
 Bir başka not defterinde görüşmek üzere!

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.