EDİBE GÜLNAR
İnsanları enflasyon oranlarının gerçekleşmesini gerekçe göstererek ekonomik anlamda ezmenizi şahsım adına ahlaki bulmuyorum. Lakin buna karar verenler bu zulmü bizlere reva görüyorlar.
Aslında ahlaki bulmadığım o kadar çok konu var ki, bunları saymakla bitiremeyiz. Birileri karar veriyor, bizler yani halk ise buna uymak durumunda kalıyoruz. Bunun adına da yönetim şekli diyorsunuz.
Her şeyi doğal karşılar duruma geldik. Tepki koyamaz, sesimizi çıkaramaz duruma geldik. Akşam karar veriliyor, gecenin bir saatinde meclisten geçen kararlar uygulamaya konuluyor. Muhalefetin yapabileceği tek bir konu kalıyor geriye. Anayasa Mahkemesi’ne giderek çıkan yasanın iptal edilmesi için dava açılıyor. Açılan dava neticelene kadar iş işten geçiyor.
Mahalle bakkalında veya küçük bir iş yerinde bir iş yeri sahibi bir de yanında çalışan kişi yer alıyor. Bu bakkala çıkan yasa ile iş güvenliği yasası kapsamında iş güvenliği uzmanı çalıştırma ve ondan hizmet alma yasası çıkarılıyor.
Bir iş güvenliği uzmanı ile anlaşıyorsunuz. Bu iş güvenliği uzmanı aslında bir iş yapmıyor. Sadece diplomasını kullandırıyor. Sizden aylık belli bir ücret alıyor. Bunun kime ne faydası var. Bakkalda iş güvenliğini gerektiren konu ne? Bırakın bu kadar insanların üzerinden birilerini faydalandırma olayına…
İnanın kendi adıma o kadar ahlaki bulmadığım çok konu var ki, bunları alt alta sıralayınca huzurumuz bozuluyor.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyi biz yıllarca halkının yanında duran, onların sorunlarını çözen bir lider olarak biliriz, tanırız. Böyle insanları mağdur eden kararlar alınınca o zaman diyorum ki kendi kendime, ‘Sayın Cumhurbaşkanını resmen yanıltıp böyle insanları üzen yanlışlıklara imza atılıyor’ diyerek düşünmeye başladım.
Sayın Cumhurbaşkanım, bu emekli maaşı, bu dul ve yetim maaşı ile bu 65 yaş ücretleriyle yaşanamıyor. İnsanlar aç, yoksul. Ekmek alacak parası olmayan insanlar var. Bu insanlar yıllarca size, sizin partinize oy verdi. Bugün bu insanların cebinden para alarak uygulamalar yapıyorsunuz.
İmkânım olsa, bir sıradan vatandaş olarak Sayın Cumhurbaşkanımızla karşı karşıya gelip içinde bulunduğumuz durumu anlatsak, bizden halimizi, durumumuzu dinlese, öğrense, bütün bunlar yaşanmaz vallahi…
AK Parti’nin bu yanlışlıklar yüzünden halk nazarında itibar kaybettiğini de ben kendi adıma en azından Adana’da görüyorum. Hissediyorum. Yıllarca AK Parti’nin teşkilatlarında görev yapan o kadar çok arkadaşım var ki, onların dahi artık partiye karşı tavır aldıklarını Adana özelinde görüyorum. Bu nedenle ahlaki bulunmayan o kadar çok uygulama var ki, bunları artık biran önce son bulmasını Sayın Cumhurbaşkanımızdan rica edelim.
İlaç fiyatlarından haberiniz var mı? Hastane ücretlerinin muayene ücretlerinin attırıldığından haberiniz var mı? Yoksulluktan, sefaletten haberiniz var mı?
Bizim var Sayın Cumhurbaşkanım. Lütfen size gönül bağlayan insanların sesini duyun ve bizlerin yani yaşamakta zorluk çekenlerin sesini duyun.
Ben kendi adıma AK Parti’nin Adana il teşkilatlarının ve Adana Milletvekillerinin ellerinden gelen bir şey olmadığı için bütün ümit sizde Sayın Cumhurbaşkanımız…
Düzenli beslenemiyoruz. Sağlıklı beslenemeyince hastalıklar artıyor. Tedavi olacak imkânlarımız azalıyor. Her yeni gün çıkan Sağlık Bakanlığı uygulamaları o ilacı devlet karşılamıyor, bu ilacı devlet karşılamıyor uygulamalarıyla rezil oluyoruz. İlaç dahi alamaz duruma geldik.
Dertliyiz, derdimizi duyan yok.
İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımız halk olarak bizlerin durumunu görür.
İnşallah diyelim…
ADANA
2 gün önceADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önceADANA
4 gün önceADANA
4 gün önceADANA
5 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.