Emperyalizmin en çok rahatsız olduğu, bir türlü hazmedemediği düşünce milliyetçiliktir. Ulus-devlet fikri, emperyalizmin önündeki en büyük engeldir. Çünkü emperyalizmin bütün hesapları; ulus-devletleri zayıflatmak, mümkünse parçalamak ve onların yerine emperyal güçlerin talimatlarını sorgusuz sualsiz yerine getiren uydu devletçikler kurmak üzerine yapılır.
Bu hedefin önündeki en ciddi bariyer ise tarih boyunca milliyetçi hareketler olmuştur. O nedenle emperyalizm, göz diktiği her ülkede önce milliyetçi yapılara yönelir. Doğrudan saldırmak yerine, sızmayı tercih eder. Milliyetçi hareketleri içeriden rayından çıkarmaya çalışır.
Bunu bazen milliyetçi maskesi takmış elemanlarla yapar. Bu kişiler, milliyetçilik ve antiemperyalizm üzerine bol keseden ahkâm keserler. Sözleri serttir, tonları yüksektir, hamasetleri boldur. Garibim milliyetçiler de bu kişileri “ülkü devi” sanır, bağırlarına basar; söylediklerini düstur kabul eder. Oysa çoğu zaman bu gür seslerin ardında emperyal projelerin yankısı vardır.
Bazen de “ülke için çok hayırlı”, “yurttaşı kalkındıracak”, “çağ atlatacak” projeler servis edilir. Elbette milliyetçilik sosuna bulanarak… Asıl dikkat çekici olan ise bu projelerin yürütülmesinin gerçek milliyetçilere değil, tescilli figürlere verilmesidir. Çünkü gerçek bir milliyetçi, proje yöneticisi koltuğuna oturduğu anda emperyal oyunun farkına varır ve oyunu bozar. Emperyalizm bunu istemez.
İlginçtir; bu tür projeler sosyal demokrat, liberal, sol ya da dinî yapılardan çok, özellikle milliyetçi kurumlar üzerinden hayata geçirilmeye çalışılır. Çünkü milliyetçi yapılar toplumda güven duygusu uyandırır. İşte bu güven istismar edilir.
Ama gerçek milliyetçiler oyunu daha ilk cümlede anlar. Türkçedeki o meşhur deyimde olduğu gibi; “leb demeden leblebiyi anlarlar.” Emperyalizmin niyetini çözer, sözü fazla uzatmadan kapıyı gösterirler.
Ne var ki, farklı dünya görüşlerinden gelip bir şekilde milliyetçi yapılarda yer bulmuş kişiler üzerinden projeler yürütülmeye devam edilir. Emperyal oyuna alet olanlar da kamuoyunu, bu projelerin ne kadar “milli” ve “yerli” olduğu konusunda ikna etmeye çalışır.
Oysa o yapıların tabanı gerçeğin farkındadır. Küresel ısınma adı altında, karbon ayak izi söylemiyle, gökyüzünü spreylerle kaplayarak ya da “köyleri ve köylüyü kalkındırma” süsü verilerek oynanan oyunların emperyalizmin farklı yüzleri olduğunu çok iyi bilirler. Emperyalizmle kol kola girenleri, emperyal projelerle övünenleri not ederler. Günü geldiğinde sandıkta gömmek üzere sabırla ve ibretle izlerler.
Unutulmamalıdır: Emperyalizm yılana benzer. Yılanla aynı çuvala giren ya sokularak ölür ya da yılan tarafından yutulur.
Milliyetçilik; süslü sloganlarla değil, uyanık bir akılla ve sarsılmaz bir duruşla yaşatılır. Emperyalizm ise en çok bunu sevmez.
ADANA
1 saat önceADANA
3 saat önceADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önceADANA
4 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.