Karalar’ın avukatından doğru hamle

Karalar’ın avukatından doğru hamle

ABONE OL
19 Ağustos 2025 08:32
Karalar’ın avukatından doğru hamle
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, bir ayıaşkın bir süredir hukuka aykırı biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılmışdurumdadır. Bu tutukluluk, yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, aynı zamanda hukuk devletinin temel ilkelerine karşı açık bir tehdittir.

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) açıkça belirtir: Bir kişi hakkında başlatılan soruşturma nerede işlendiği iddia edilen suça dayanıyorsa, o yerinCumhuriyet Başsavcılığı ve sulh ceza hâkimliği yetkilidir. Sayın Karalar hakkında İstanbul’da açılan bu soruşturmanın, aslında Adana ile ilgili olduğu, ve bu nedenle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesi gerektiği nettir.

Daha önce bu köşede, Karalar’ın avukatlarının tutukluluğa yaptıkları itirazların yanlış gerekçelerle dayandığınıu belirtmiş, dilekçelerde istemin tutuklama kararının ve soruşturmanının Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, CMK’a göre Karalar’ın soruşturmasının ve davasının Adan’daki savcılık ve mahkemeler tarafından yürütülmesi gerektiğinin vurgulanması gerektiğini ifade etmiştim.

Nihayetinde doğru bir adım atıldı. Sayın Karalar adına Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldı. Başvuruyu gerçekleştiren avukat Hüseyin Ersöz, yalnızca özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini değil, aynı zamanda soruşturmanın siyasi saiklerle yürütüldüğü ve yetki saptırması yasağının ihlal edildiğini vurguladı.

Dahası, İstanbul Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen tutukluluk kararının özensiz, hatta kararda başvurucunun adının geçmediği, yalnızca SEGBİS ile alınan ifadenin tutanağa eklenip geri kalanının başka kişilerle ilgili olduğu ifade edildi. Bu durum, hukukun sadece çiğnendiğini değil, adeta yok sayıldığını gösteriyor.

Ersöz’ün dilekçesinde son derece önemli olan şu vurguları yapmıştır:

  1. “Müvekkilim Zeydan Karalar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapmaktadır. 5 Temmuz 2025 tarihinde gözaltına alınmış, ardından İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla Silivri Cezaevi’nde tutuklubulunmaktadır.
  2. Tutuklama kararı CMK’ya aykırı şekilde, yetkisiz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında alınmıştır. Suç isnadı Adana’da geçtiği için soruşturmanın Adana Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından yürütülmesi, işlemlerin Adana mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
  3. Tutuklama kararında müvekkilin adı karar metninde açıkça geçmemekte, “şüpheli” olarak ifadesi alınmasına rağmen değerlendirme kısmında başka kişilerin adlarıyla birlikteyer verilmiştir. Bu durum, kararın özensiz, toplu ve kişiselleştirilmemiş olduğunu ortaya koymaktadır.
  4. Dosyaya erişim avukatlara kısıtlanmış, etkili bir tutukluluğa itiraz süreci engellenmiştir. Bu durum savunma hakkını zedelemiştir.
  5. Aynı dönemde benzer suçlamalarla gözaltına alınan Adıyaman Belediye Başkanı tutuklanmamış, adli kontrolle serbest bırakılmıştır. Bu durum, müvekkilim hakkında alınan kararın siyasi amaç taşıdığı şüphesini doğurmaktave eşitlik ilkesineaykırılık oluşturmaktadır.

Hukuki Nedenler:
T.C. Anayasası m. 19, 36, 138
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 5, 6
CMK m. 2, 13, 91 vd.
AYM İçtüzüğü m. 73”

Bu bireysel başvuru, hem Zeydan Karalar’ın özgürlüğüne kavuşması için önemli bir adım, hem de hukuka aykırı uygulamaları gerçekleştirenlerin sorumluluklarını sorgulatacak bir mekanizma işlevi görecektir.

Anayasa Mahkemesi, tıpkı geçmişte olduğu gibi, bu dosyada da umarım hukuk dışı uygulamalara “dur” der. Bir belediye başkanının siyasi nedenlerle tutuklanması, yalnızca o kişiye değil, milletin iradesine karşı bir müdahaledir.

Bu süreç, hukuka aykırı biçimde ceza muhakemesi yürüten makamları zorda bırakacak ve Karalar’ın özgürlüğüne kavuşmasının yolunu açacaktır.

 

**

Mevlüt Abi’nin Not Defteri

Hayır işleri ve gönül tokluğu

Kahvede oturmuş, kahvemi höpürdeterek dünyayı kurtarmanın hayalini kuruyordum ki… karşımda bir gölge belirdi. Kaldırdım kafayı, kim olsun? Tabii ki Bağış Mehmet. Adı üstünde: Bağış Mehmet. Adam hayır işine doğmuş gibi.

“Mevlüt Abi,” dedi, “kahveyi bırak, hayra koş! İki tane dernek buldum: biri cami derneği, biri de Filistin Sevenler Derneği. Başlayalım bağış toplamaya. Hem milletin kesesinden iyilik yaparız, hem bu dünyayı hem öteki dünyayı cukkalarız.”

Vallahi, ne yalan söyleyeyim, adamı dinledikçe içimdeki hayırsever kabardı. “Helal olsun lan Bağış,” dedim, “nerde bu dernekler? Gidelim, makbuzları alalım, işe koyulalım.”

Ama bizimki birden yavaşladı. “Önce dernek başkanlarıyla tanışalım,” dedi. “Yönetimle oturup çay içelim, bir kaynaşalım. Sonra yavaş yavaş gireriz işe.”

O an dank etti bana: Bu, ya ayak sürüyor, ya da kahvede bedava çay içme derdinde.

Ben hemen içimden dedim ki: “Yok Mevlüt, sen bu işin kitabını yazarsın!” Masadan kalkarken numarayı bastım: “Evden çağırıyorlar Mehmetçim, ben kaçtım.”

Hemen kahvenin yan tarafına geçip Google Amca’ya sordum: “Dernek nasıl kurulur? Bağış nasıl toplanır?” Sağ olsun, Google Amca jet hızıyla döktü bilgileri.

Şimdi tek derdim, güvenilir yedi kişi bulmak. Ama öyle akraba falan değil ha, yarın bir gün “Biz seni dernekten atıyoruz” demeyecek adamlardan… Hani şu “Mevlüt Abi yapıyorsa vardır bir hikmeti” diyebilecek kalitede.

Yedi kişiyi bulunca ilk size müjdeyi veririm. Hem bağışı ben toplayacağım, hem sevabı cukkalayacağım. Vallahi sistem sağlam: Cüzdan başkasının, iyilik bana yazılıyor.

Ne diyeyim? Allah yolumuzu açık, makbuzlarımızı numaralı eylesin.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.