CHP Kozan Belediye Meclis Üyesi Tarık Temur, kentin televizyon kanalı OtağTv’de katıldığı söyleşide “Türkiye’nin en şanssız kenti Adana, Adana’nın en şanssız kenti Kozan” dedi. Temur, Kozan’da yaşamını sürdüren, yaşadıklarını iyi gözlemleyen, olanları sorgulayabilen, ülke kaynaklarının nerelere akıtıldığını gören, Adanalı politikacıların edilgenliğine/ umursamazlığına/ bananeciliğine her karşılaştığımızda kızan bir sosyal demokrat…
Gerçekten Kozan’da neler oluyor? Her görüşünüzde biraz daha kabuğuna çekilmiş, biraz daha yazgısına terk, biraz daha buruk, biraz daha gelecek umutları körelmiş oluşuna tanık oluyorsunuz… Yaşamımın yarım yüzyılının geçtiği sokaklar, caddeler her zamankinden daha yorgun, yüzler daha buruşuk… Kime baksanız, kime sorsanız “dünün” güzelliğinden, “bugünün” yaşanmazlığından, “yarının” belirsizliğinden söz ediyor! Bakmayın siz “seçilmiş” olanların tuvale toz pembe renkler kullanarak çizdikleri resme; insana dokunanı/ insanı saranı/ insanı bileni hiç gösteremeyeceklerdir!
***
Önemsediğim şudur: “İktidarın” sıkça yinelediği yurttaşın anlamlandıramadığı “ekonomideki büyüme” nasıl ki nüfusun bir avuç “doymazını” sevindiriyor/ tüm emekçilerin yaşamını hem bozuyor hem de alım gücünü yok ediyorsa, Kozan’da da öyle bir katman var elbette! Tarlasını binbir zorlukla eken üretici, yurdun marka değeri olacak narenciyesini yetiştiren çiftçinin bugün yaşadıklarını biliyor musunuz bilmiyorum! Kozan’ın soğuğu Adana’dan sert geçer; geçtiğimiz aylarda yaşanan “tarımsal don” gibi yıkım denecek olgular sıkça yaşanır! İklim koşulların uygun olduğu dönemlerde depolama olanağı olan, paketleme yapabilen ayakta kalmak bir yanda dursun, piyasayı belirler, el yakan fiyatlarla satışını yapar! Ağacından meyveyi koparma gücü olmayan da doğaya teslim olur!
***
Üreticinin “yara” alması demek, tüm kent piyasasının da/ kente giriş-çıkış yapacak anaparanın da yönünü bozar! Kozan’ın da bozdu! Üretici borçlarını ödeyemedi geçtiğimiz yıl yaşadıkları nedeniyle, desteklemeler aylar sonra “sözde” konuşuldu, kimi görmezden gelindi, kimi uyduruk gerekçelerle savsaklandı, kimi en gerek duyduğu dönemde alamadı, kimi geciken borçlarını ödeyemedi, kimi tarımsal ilacını alamadı, kimi toprağını yeniden ekmeye koşamadı…
Kozan’da “sanayi varmış” havası estirir kimileri… Kozan’daki genç issiz sayısını sorsanız kulaklarını tıkarlar! Paketleme/ depolama alanlarının gerçekleşmesi konusunda ayak sürüyen, organize sanayisinin kurulmasında sessizliğini koruyanları unutmadık ki! İnsanlara “üretim” diye buğdayı, mısırı, narenciyeyi gösteren, ancak katma değerli ürünler konusunda bugün bile projeler ortaya koyamayanları da unutmadık! Düşünebiliyor musunuz; Kozan’da sabah bir lokantaya gidiyorsunuz, çorba içeceksiniz, masanızda limon yerine dışarıdan bir firmanın “şişede limon suyu” var! Yaşananlar bu denli açık, bu denli saydam…
***
Geçtiğimiz günlerde bir işinsanıyla söyleşirken, “Kozan’ın il olması” üzerine yazdığım yazıyı sordu… Yazıda olanları anlattım; coğrafi/ tarihsel konumunu, kuzey Adana diye tanımlanan bölgenin yaşayacağı kolaylığı, kente kazandıracağı olanağı, sağlanacak kredileri… Yalnız dinledi, sonra da, bunun gerçekleşmesinin zor olduğunu söyledi! Nedenini sorduğumda da, kuzey Adana’da yaşayanların bunu çok gerekli bulduğunu, isteyeceklerini, sevineceklerini, bölgeye yeni bir enerji vereceğini üstüne bastırarak anlattı; ancak “olmaz” dedi! “Başta benim partim, iktidar partisi istemez bunu” dedi!
Konuşmasında Adana’nın, kentlerinin siyasi yapısını anlattı. Kuzey Adana denilen bölgenin seçmenlerinin genelde sağ partilere, Adana’ya kalacak illerin sol partilere oy verdiği düşünülürse; bundan böyle Adana’dan sağ partilerin milletvekili bile çıkarmaları çok zor olurmuş! Kuzey Adana için de, sol parti Zeydan Karalar gibi birini bulur aday yaparsa burada da şansı olmazmış! Onun için de “Kozan’ın il olmasını Adana milletvekillerinin yarısından çoğu istemez” dedi!
***
İşte, Tarık Temur’un Kozan’da sözünü ettiği açmaz bu: Kentin geleceği, halkın gönenci, üreticinin alın teri; siyasetin dar hesaplarına, koltuk korkularına, oy kaygılarına kurban edilmiş bile! Kendi partisini kentin çıkarından üstün tutan anlayış, Kozan’ı biraz daha yalnızlığa, biraz daha yoksulluğa itmektedir.
Toprak küskün, üretici borç batağında, gençler umutsuzluk içinde başka kapılara bakarken; “il olma” düşünü bile siyasal dengelere hapsedenler bu yaranın altından kalkamazlar. Kozan, emeğin, narenciyenin, tarihin başkentidir. Bu kenti “şanssız” kılan, coğrafyası değil; kentin sesini Ankara’da dilsiz bırakan, üreticinin çığlığını duymayan, kendi kentine yabancılaşmış yöneticilerdir. Artık sormak gerekiyor: Bu resimde insana yer var mı? Bu resimde toprağını koruyana, üretene, alın teri dökene yer var mı? Bir şey “deyin” haydi?
ADANA
Az önceADANA
Az önceADANA
2 gün önceADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önceADANA
4 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.