Milliyetçi Mahallede Sinan Oğan Fırtınası

Milliyetçi Mahallede Sinan Oğan Fırtınası

ABONE OL
23 Kasım 2025 11:13
Milliyetçi Mahallede Sinan Oğan Fırtınası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk milliyetçisi çevrelerde Sinan Oğan’ın 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki adaylığı hâlâ kapanmayan bir tartışma yarası gibi duruyor. Görünen o ki, bu tartışma artık sadece söz düellosu olmaktan çıkıp mahkeme salonlarına taşınacak bir krize dönüşüyor.

Tartışmanın merkezinde, Oğan’a ilk turda destek veren Turan Hareketi Partisi yöneticilerinin son açıklamaları var. Parti Genel Başkanı Varol Esen, Genel Başkan Vekili Mehmet Taşkıran ve milliyetçi yazar Kadir Uğur Yılmaz’ın, ikinci tur öncesine ilişkin anlattıkları iddialar oldukça sert. Bu iddialara göre Turan Hareketi Partisi yöneticileri, seçimlerin ikinci turu öncesinde “tehdit, şantaj ve baskıya” maruz kaldılar. Üstelik bu baskıyı yaptığı ileri sürülen isim, bugün Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan Özcan Pehlivanoğlu.

İddiaya göre Pehlivanoğlu, ikinci turdan hemen önce Turan Hareketi Partisi Genel Merkezine giderek Varol Esen, Mehmet Taşkıran ve Kadir Uğur Yılmaz’a,
“Sinan Oğan ikinci turda AKP’yi desteklemeli. Derin devlet böyle istiyor. Siz sakın başka bir şeye ikna etmeye çalışmayın.”
mesajını iletti.

Bu iddialar Veryansın TV’de yayınlanınca gözler Pehlivanoğlu’na çevrildi. O da sosyal medya hesaplarından yaptığı sert bir açıklamayla tüm suçlamaları reddetti. “1. tur sonrası Sinan Oğan’ın tercihine ilişkin, bahse konu karalamalara mesnet olacak bir görüşmemiz olmamıştır.” diyen Pehlivanoğlu, hem iddia sahiplerine hem de haberi duyurduğu için Veryansın TV’ye ve Erdem Atay’a ağır ifadeler yöneltti.

Pehlivanoğlu, Turan Hareketi Partisi’ni “ittifak pazarlığı yapılırken vekil talepleri reddedildiği için kendisine saldırmakla” suçladı. Veryansın TV için ise “sansasyonel asparagas habercilik” diyerek ağır bir ithamda bulundu.

Bu noktada, Turan Hareketi Partisi cephesinden yeni bir hamle geldi. Mehmet Taşkıran, isim vererek yaşanan toplantıyı tüm ayrıntılarıyla anlattı. Taşkıran’ın iddiaları, tartışmayı başka bir seviyeye taşıdı:

Taşkıran’a göre, ikinci tur öncesi Sinan Oğan ile görüşmek üzere hazırlık yaparken Pehlivanoğlu arıyor ve
“Sakın ben gelmeden yola çıkmayın.”
diyerek kendilerini bekletiyor.

Pehlivanoğlu yaklaşık 20 dakika sonra genel merkeze geliyor ve işaret parmağını uzatarak Taşkıran ve Varol Esen’e şu sözleri söylüyor:
Siz ikiniz devletin oyununu bozdunuz, devlet de sizi oyuna dahil ediyor. Ben elçiyim, devlet adına geldim. Devletimiz diyor ki: Biz bir 5 yıl daha Tayyip Bey’le yürüyeceğiz. Sinan Oğan da Cumhur İttifakı’nı destekleyecek. Bu bilgiyle görüşmeye gidin.

Taşkıran, görüşmenin ardından birlikte Sinan Oğan’a gittiklerini, hatta yanlarında eski müsteşar Ali Helvacı’nın da bulunduğunu belirtiyor ve Pehlivanoğlu’na şu soruyu yöneltiyor:
“Sahi, devlet adına sizi gönderen kimdi?”

Bu soru, tartışmanın asıl kalbini oluşturuyor.

Turan Hareketi Partisi yöneticileri ve Kadir Uğur Yılmaz şimdi mahkemeye gidiyor. Pehlivanoğlu’nun iddialarını “hakaret ve iftira” olarak nitelendiriyorlar. Doğruyu kim söylüyor, yalan kimde; bunu artık yargı belirleyecek.

Benim değerlendirmeme gelince…

Tartışmanın taraflarını, üsluplarını ve açıklamalarını yan yana koyduğumda, samimiyete en yakın duran tarafın Turan Hareketi Partisi olduğunu düşünüyorum. Pehlivanoğlu’nun açıklamasında, iddiaları çürütmek yerine iddia sahiplerini ve haberi yapan gazetecileri hedef alan sert, hatta hakarete varan bir dil kullanması, bu konuda bende ciddi bir soru işareti yarattı.

Siyasi tartışmalarda üslup, çoğu zaman gerçeğin nerede olduğunu ele veren ipuçlarından biridir. Hele ki devlet, derin devlet, elçilik, baskı gibi ağır iddiaların ortasında bu üslup daha da önem kazanır.

Sonuç olarak, milliyetçi mahallede başlayan bu kavga, sıradan bir tartışma değil. Bu kez sözler ağır, iddialar somut, tanıklar isim isim ortada. Mahkeme süreci Türkiye siyaseti açısından epey ilginç bir perdeyi aralayabilir.

Şimdi herkes aynı sorunun cevabını bekliyor:
Kim doğru söylüyor?

Bu sorunun cevabını verecek yer ise artık gazete sayfaları değil, mahkeme salonları.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.