Ormanlar yok edilirken devasa bina yapmak!

Ormanlar yok edilirken devasa bina yapmak!

ABONE OL
16 Eylül 2025 08:40
Ormanlar yok edilirken devasa bina yapmak!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Her sabah işe giderken, Adana Şehir Hastanesi civarından geçiyorum. Uzun süredir orada yükselen devasa bir inşaat dikkatimi çekiyordu. Başta, hastaneye ait bir ek bina yapılıyor sandım. Malum, sağlık tesislerine ek ihtiyaç olabiliyor. Fakat geçtiğimiz günlerde binanın önündeki panoda yazanları ve binaya eklenen harfleri okuyunca şaşkınlığım daha da arttı: Yeni yapılan bina Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Adana Orman Bölge Müdürlüğü’ne aitmiş.

Yani ormanları korumakla görevli bir kurum, kendine devasa bir bölge müdürlüğü binası yapıyor.

Bu ülkede ne zaman kurumlar asli görevlerini unutup, kendi konforlarına yatırım yapmaya başladılar? Ormanları korumakla yükümlü bir müdürlük, şehrin merkezinde bu kadar büyük bir binaya neden ihtiyaç duyar? Mevcut binasına sığamıyor muymuş? Peki o zaman soralım: Adana’daki ormanları ne kadar korudular da, bu kadar büyük ve gösterişli bir binayı hak ettiklerini düşünüyorlar?

Sessiz Kalınan Katliam

Adana’nın “akciğeri” sayılan ormanlık bir alanda, daha kısa süre önce ağaç katliamı yapıldı, koca bir alanda ağaçlar sistematik biçimde yok edildi. Bu katliam  bir stadyum, yeni bir yol, bir otopark uğruna gerçekleştirilmişti. Yüzlerce yaşlı ağaç bir çırpıda kesiliyor. Bunu biz görüyoruz, halk görüyor. Ama Orman Bölge Müdürlüğü’nden çıt çıkmıyor. Orman katliamı yaşanırken susanlar, şimdi kendilerine lüks ofisler yaptırıyor.

Bu ne yaman çelişkidir!

Bugün ormanlar tehdit altındaysa, sadece dozerlerin, betonların ya da rant projelerinin değil, aynı zamanda görevini yapmayan kurumların da bunda payı vardır. Eğer gerçekten ormanı korumak isteseydiniz, o binaları değil, kesilen her ağacın yerine bir fidan dikmeyi düşünürdünüz. Koca bir müdürlük binası dikmek için harcadığınız parayı, Adana’nın yok edilen yeşil alanlarını onarmaya, yeni ormanlık alanlar oluşturmaya harcardınız.

Lüks Ofislerden Çıkmadan Orman Korunmaz

Korkum şu: Bugün eski binasından burnunu dışarı çıkarmayanlar, yarın bu devasa binadaki daha konforlu ofislerinden hiç çıkmayacak. Sahaya inmeden, ormana gitmeden, masa başından orman korunabilir mi? Cevabı hepimiz biliyoruz: Hayır.

Orman Bölge Müdürlükleri, inşaatla, betona yatırım yapmakla değil, doğaya, geleceğe yatırım yapmakla övünmelidir. Adana’nın yeşil alanlarını koruyamayan, ağaç kıyımına dur diyemeyen bir müdürlüğün, kendine yaptığı saray gibi binayla övünmesi, kamu vicdanında karşılık bulmaz.

Son Söz

Bizler; çocuklarımıza yaşanabilir bir doğa bırakmak istiyoruz. Beton değil, nefes almak istiyoruz. Gösterişli binalar değil, gölgesinde soluklanacak ağaçlar istiyoruz.

Ormanları korumakla görevli kurumlara da, bu sorumluluklarını hatırlatmak boynumuzun borcudur. Bina değil, orman gerek!

 

**

Mevlüt Abinin Not Defteri

“Bina Yetmez, Jakuzi de Olsun!”

Bizim ormancılık teşkilatı var ya… Hani ormanı korusunlar diye kurulmuş olan. Vallahi billahi onlar “korumaya” gidene kadar yüzlerce ağaç tuş olmuş pehlivan gibi yere seriliyor. Adamlar daha çizmelerini giymeden, orman “Allah rahmet eylesin” moduna giriyor. Yani ormancılar aslında “son ağaç duası ekibi” gibi; yangın tüpüyle yangına yetişen temizlik görevlisi kıvamındalar.

Şimdi duydum ki bunlara yepyeni bir bina yapılıyormuş. Asri mi asri, ışıl ışıl, camdan kule gibi bir şey. Yahu iyi hoş da, bina yetmez ki kardeşim! İçine jakuzi de koyun bari. Orman memuru sabahtan akşama kadar ormanın yollarında ayı izler, domuz kovalar, çamurda bata çıka dolaşır; sonra gelsin jakuzinin baloncuklarıyla “ohh” çeksin. Hakkı değil mi? Tabii ki hakkı.
Hem düşünsenize, orman memuru eve gidip “bugün üç ağaç kurtardım, beşini kaybettim” diye rapor vermek yerine “bugün 15 dakika köpük masajı aldım, üstüne yeşil sabunla peeling yaptım” diyebilecek. Motivasyon dediğin şey budur!

Ama benim kafama takılan nokta başka: Bu yeni binayı güneşin alnında, ağacın gölgesi olmayan bir yere yapıyorlarmış. Yahu kardeşim, ormanı koruyan adamın binasını ormansız yere kurmak da nasıl bir stratejidir? Hazır yüzlerce ağacı devirmişsiniz, bari stadın yanına kondursaydınız binayı. Ne güzel olurdu! Hem maç havası alırsınız, hem orman havası.

Düşünsene: Orman memuru gündüz Feke tarafında kozalak toplar, akşam stadın balkonundan “Sarı siyah” diye tezahürat yapar. Çalışma odasının bir yanında masa, diğer yanında tribün. “Sayın müdürüm, bu raporu imzalayın” diyecekler, o da “Durun hele, gol pozisyonundayız!” diyecek. İşte gerçek verimlilik budur.

Bir de eski binaları var ya, Allah sizi inandırsın, kapı kolları bile görevden affını istemiş. Makam odaları öyle köhne ki, içeridekiler bırakın ayağa kalkmayı, başlarını kapıdan çıkarmaya bile üşeniyor. Öyle olunca da Saimbeyli, Tufanbeyli, Pozantı falan hak getire… Adamlar Seyhan’ın kenarındaki üç ağacı görmeye zor gidiyorlar.

Sonuç olarak ben diyorum ki: Bina yapıyorsanız jakuziyi unutmayın, hatta mümkünse her kata bir sauna koyun. Çünkü bu gidişle ormanı değil ama “ormancının sinir sistemini” korumak şart olacak.
Yoksa biz daha çok ağaç için “tuş olmuş pehlivan” benzetmesi yaparız, onlar da jakuzinin içinde “iyi ki bina yapıldı” diye şükreder dururlar.

 

 

 

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.