“TAM BAĞIMSIZLIK BİZİM RUHUMUZDUR”

“TAM BAĞIMSIZLIK BİZİM RUHUMUZDUR”

ABONE OL
30 Aralık 2025 14:09
“TAM BAĞIMSIZLIK BİZİM RUHUMUZDUR”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mustafa Kamal Atatürk, Nutuk’ta bağımsızlığı bir temenni olarak değil, bir varlık şartı olarak tanımlar. Şöyle der:

“Tam bağımsızlık, bizim bugün üzerimize aldığımız vazifenin ruhudur.”

Bu cümle, yalnızca bir dönemin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedî pusulasıdır. Çünkü Atatürk’e göre bağımsızlık; yalnızca askeri ya da siyasi değildir. Ekonomiden hukuka, eğitimden dış politikaya, topraktan suya, havadan gökyüzüne kadar uzanan bütünlüklü bir egemenliktir.

Bugün Türkiye’de tartışılan mesele de tam olarak budur:
Egemenlik bütün müdür, yoksa parça parça devredilebilir mi?

Nutuk’ta Atatürk, Osmanlı’nın çöküş nedenini açıkça ortaya koyar. Mandacılığı ve himayeyi şu sözlerle mahkûm eder:

“Bir devlet ki, bağımsızlığını fiilen kaybetmişse, onun yaşamı mümkün değildir.”

Bugün “küresel iş birliği”, “uluslararası yükümlülükler”, “iklim taahhütleri” gibi başlıklar altında sunulan pek çok düzenleme, bu temel ilkeyi yeniden tartışmaya açmaktadır. Soru nettir:
Kararları kim alıyor? Millet mi, küresel merkezler mi?

Paris İklim Anlaşması ve benzeri küresel düzenlemeler, çevreyi koruma söylemiyle sunulsa da, Atatürkçü bir bakış açısından bakıldığında asıl mesele şudur: Ulus devletin iradesi korunuyor mu, aşındırılıyor mu?

Atatürk, Nutuk’ta bağımsızlık mücadelesinin yalnızca dış düşmana karşı değil, yanlış zihniyetlere karşı verildiğini anlatır. “Aciz”, “korunmaya muhtaç” bir millet fikrine şiddetle karşı çıkar. Çünkü o, Türk milletine güvenmiştir:

“Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

Bu ilke, bugün de geçerlidir. Vatandaşın gökyüzüne bakıp soru sorması; bilim düşmanlığı değil, Cumhuriyet refleksidir. Çünkü Cumhuriyet, itaat eden kullar değil; sorgulayan yurttaşlar ister.

Ne yazık ki günümüzde bu sorgulama eğilimi hemen bastırılmak istenmektedir. “Sormayın, tartışmayın, biz biliriz” anlayışı dayatılmaktadır. Oysa Nutuk’un tamamı, tam tersinin belgesidir. Atatürk, her kararın gerekçesini millete açıklamış, hesap vermiştir.

Atatürk’ün meşhur haykırışı yalnızca bir savaş sloganı değildir:

“Ya istiklal ya ölüm!”

Bu söz, bağımsızlığın pazarlık konusu yapılamayacağını ilan eder. Bugün iklim, çevre, küresel düzen adı altında Türkiye’nin toprağına, suyuna, tarımına ve atmosferine dair kararların dış merkezlere bağlanması, Atatürk’ün bu ilkesine aykırıdır.

Türkiye Cumhuriyeti çevreyi korumak zorundadır; çünkü vatanı korumak bunu gerektirir. Ama Türkiye Cumhuriyeti, egemenliğini devrederek çevrecilik yapamaz. Bu, Atatürk’ün kurduğu devlet anlayışıyla bağdaşmaz.

Nutuk bize şunu öğretir:
Bağımsızlık bir kez zedelendi mi, geriye sadece şekil kalır. Bayrak durur, ama irade gider.

Bu yüzden bugün mesele birkaç teknik tartışma değildir. Mesele şudur:
Türk milletinin gökyüzü üzerindeki söz hakkı devam edecek mi, etmeyecek mi?

Atatürk’ün mirası nettir.
Cumhuriyet nettir.
Tam bağımsızlık nettir.

Ve bu ilke hâlâ yolumuzu aydınlatmaktadır:

“Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır; Türk milleti zekidir.”

Kendi havasına, suyuna ve geleceğine sahip çıkacak kadar da egemendir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.