Yaşananları “tane tane” anlattıklarını sananların, aslında yurttaşı kaygılarıyla baş başa bırakmak için çaba harcadıklarını bilmeyen yoktur kanımca! Oturdukları koltuktan konuşmak güzel, ballı aylıklar almak güzel, dargelirli yurttaşın yaşamını iyileştirmeden oyunu alması güzel, trol ordusuyla korunması güzel, yurttaşın içine çıkmadan salonda toplanan “işbirlikçilerine” anlattıklarını alkışlamak güzel!
Öyle bir yaşam yok ki ama! Emekli yaşayamıyor/ doyamıyor, asgari ücretli çalışanlar gereksinmelerine yetmiyor, dargelirli esnaf günü gelen ödemesini yapamıyor, üretici toprağını ekip/ biçmenin umudunu yaşayamıyor! “Tane tane” anlattıklarını söyleyenlerin, hangi kaygıyı, hangi sorunu çözdüğüne oldunuz şu ana dek? Ekmeğiniz mi büyüdü, umudunuz mu yeşerdi, geleceğiniz mi aydınlandı, daha mı iyi doydunuz/ yaşadınız?
***
“Tane tane” anlatacağım… Tüik, adını taşıyan aylık/ yıllık resmi enflasyon verilerini paylaşan bir kurum var! Son araştırmalara göre, “dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli/ yeterli beslenebilmesi için yapması gereken en az aylık gıda harcama tutarı” olarak tanımlanan açlık sınırının asgari ücretin altında kaldığı görüldü! Bunu, emekli aylıklarına bakarak düşünecek olursanız sorun bilindiğinden de büyük! Asgari ücretlinin kirası, ulaşımı, sosyalleşmesi, çocuğunun okul masrafı, komşunun nişanına/ düğününe götüreceği hediye bunun içinde yok!
Anımsayın; yeni yıl girmeden sözde işçi sendikası ile işveren sendikası aralarında anlaşmak için bir “orta yol” ararken, “iktidarın” üstüne basa basa “patronları da düşünmek, onları korumak zorundayız” dediklerini unutmadınız sanırım! “Patron” dedikleri, bu yurdun nüfusunun yüzde üçü/ beşi; diğer yandan asgari ücretlilerle eşinin/ çocuklarının toplamı nüfusun yarısının da üzerinde… Asgari ücret komisyonunun, aylar süren buluşmalarının ardından çıkan sonucu, sonucun çıktığı gün pazarda/ markette fiyatların değiştirildiğini yaşayarak gördüğünüzü biliyorum!
***
“Tane tane anlatıyorum…” “İktidar”, TÜİK’in resmi enflasyon verilerini temel alarak çalışanların aylıklarına zam yaparken, yurttaşın yaşadığı enflasyonun gerisinde kaldığını bilmiyor mu? Şunu biliyoruz; TÜRK-İŞ verilerine göre, Temmuz 2025 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı yirmialtıbin lira, yoksulluk sınırı ise seksenaltıbin lira,buna karşın yürürlükteki net asgari ücret yirmikibin lira! Bunu “iktidarın” izlediği siyasetin yansıması olarak düşünmek gerekir!
Çalışanların emekleri ücretlendirilirken Tüik verilerine bağlı kalınacak, ancak “alım gücü” söz konusu olunca “biat/ şükür/ sabır” siyaseti uygulanacak! Bakın “tane tane” anlatıyorum; yalanım, eksiğim varsa söyleyin!
***
“Tane tane anlatıyorum…” Tüik verilerini ne kirada, ne pazardaki meyvede/ sebzede, ne marketteki yağda/ peynirde/ ette nedense gören yok! Yılbaşından bu yana yemeklik yağın, çocukları sevindirecek çikolataların ne denli artış gösterdiğini bir sorun bakalım nasıl bir yanıt alacaksınız! Sözümona insanlar yemeklerine yağ koymaktan, çocukları sevindirmekten de yoksun durumdalar!
Bakın Adana’nın koca yaz uzun/ sıcak yaz ayları geçiyor; birçokları mevsimin meyvelerinin, sebzelerinin tadına bakamadı biliyor musunuz? Pazar sonlarının ezik/ çürük/ döküklerini bekleyen çoklarını görüyorum! Ekonomiden sorumlu bakanın emeklenin/ ücretli çalışanın aylıklarını “açlık sınırı” altında tutarak, beceriksizliklerinin/ ulusal geliri iyi kullanamamanın/ olanı savurgan biçimde savurmalarının sonucu ülkeyi sürükledikleri “enflasyon çıkmazından” kurtulmayı beklemeleri “iktidarın” izlediği siyasetin ne olduğunu da gösteriyor; aç kalın, yaşamayın, ama “şükür” deyin!
***
“Tane tane”anlattım! Belli ki bu sistemde alım gücününyitip gittiğini görmeyen Tüik ile “iktidar”! Tüik,büyüyen yoksulluğun bekçiliğini yapıyor; üstelik umursamayarak! O nedenle artık “anlattık” demekle yetinilmesin! Çünkü anlatılanla yaşananlar aynı değil; yurttaş her şeyi yaşayarak görüyor!
Bu yurdun emeklisi/ emekçisi kimseden sadaka istemediği gibi,“şükürle” doyurulmak da istemiyor! “Enflasyonla mücadele” denilerek açlığı büyütmenizi değil, sofraları onarmanızı bekliyor! Yalnızca geçinmek değil, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürmek istiyor! Bu kadar açık, bu kadar yalın… Bakın, bunu da “tane tane” anlattım işte!
EKONOMİ
2 gün önceADANA
6 gün önceADANA
8 gün önceADANA
8 gün önceADANA
8 gün önceADANA
8 gün önceADANA
8 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.