Adana’nın Sarıçam ilçesi, Beyceli Mahallesi sınırları içinde bulunan Tülekli Caddesi, yıllardır ihmalin, sorumsuzluğun ve yetki karmaşasının kurbanı olmuş durumda. Hüseyin Sözlü döneminde, herhangi bir tebligat yapılmaksızın, iş makineleriyle bahçelere girilerek ve ağaç katliamı yapılarak açılan bu cadde, o günden bu yana tam anlamıyla kaderine terk edildi.
Zeydan Karalar’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olmasının ardından önce altyapı çalışmaları yapıldı, sonra da asfalt döküldü. Ancak asfaltın üzerine ne bir aydınlatma direği kondu ne de caddenin kimliği tamamlandı. Gece saatlerinde tamamen karanlığa bürünen bu yol, zamanla yol kenarına araçlarını park eden ve burada içki içen, müzik dinleyen, kimi zaman da yüksek sesli sohbet eden kişilerin meskeni hâline geldi. Mahalle sakinlerinin huzuru da haliyle bu durumdan ciddi şekilde etkilendi.
Bu köşeden daha önce yaptığımız çağrılar sonucunda güvenlik güçlerinin devriyeleri sayesinde caddede belirli ölçüde sükûnet sağlandı. Ancak karanlık hâlâ yerinde duruyor. Ve karanlıkla birlikte yaşanan uygunsuzluklar da zaman zaman devam ediyor. Gürültülü motosiklet yarışlarından yüksek sesli müziğe, caddede yaşananlar, mahalle sakinlerinin gece huzurunu kaçırmaya devam ediyor.
Toroslar EDAŞ yetkilileri, Kurban Bayramı sonrası aydınlatma çalışmasına başlanacağını ifade etmişti. Ancak sonrasında, “Refüj yapılmadan aydınlatma yapılamaz” gerekçesiyle sorumluluğu Büyükşehir Belediyesi’ne devrettiler. Büyükşehir ekipleri kavşak düzenlemesiyle umut verdi, ancak refüj çalışması tamamlanmadı. Üstelik bu çalışmadan sonra ekipler ortadan kayboldu.
İronik olan şu ki, şu sıralar Toroslar EDAŞ tarafından Beyceli içinden Boynuyoğun ve Sofulu’ya uzanan yolda refüjde aydınlatma çalışmaları başlatılmış durumda. Aynı bölgede bu çalışmalar yürütülürken, Tülekli Caddesi’nin karanlıkta kalması, “Neden?” sorusunu gündeme getiriyor. Neden aynı anda ve birlikte hareket edilmiyor?
Bu noktada çağrımız nettir:
Sayın Vali Yavuz Selim Köşger, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer ve Toroslar EDAŞ yetkilileri, artık sorumluluğu birbirine atmaktan vazgeçmeli ve bu sorunu çözmek için ortak hareket etmelidir. Refuj gerekliliği varsa Büyükşehir Belediyesi yol daire başkanlığı bir an önce bu çalışmayı tamamlamalı, yoksa Toroslar EDAŞ, “refüj olmadan da aydınlatma yapılabilir” diyerek çalışmaları başlatmalıdır.
Çünkü bu durum artık sadece bir aydınlatma meselesi değil, bir yaşam kalitesi ve kamu güvenliği meselesidir.
Mahalle halkı olarak şunu açıkça ifade ediyoruz: Bu yazı bir çağrıdır, ama aynı zamanda bir uyarıdır. Eğer ilgili kurumlar bu konuda harekete geçmezse, caddenin sakinleri olarak hakkımızı hem CİMER üzerinden hem de yasal yollardan aramaya mecbur kalacağız.
Tülekli Caddesi’nin karanlıkta kalmasına daha fazla seyirci kalınmasın.
**
Hayat bazen seni spor salonuna yazdırmaz, direkt yollara salar. Benimki de tam öyle oldu.
Artık sabah-akşam yürüyüşlerine başladım. Spor yapıyorum, hem de baya ciddi. Nasıl başladım derseniz, vallahi belediyenin 110 ve 125 numaralı otobüs hatları sağ olsun! Her gün işe gidip gelirken kullandığım bu araçlar, son zamanlarda sık sık arıza yapmaya başlayınca ben de durakta beklemekten sıkıldım. Otobüs bozulur, diğeri geç gelir, sonra da kaçırırsın başka aktarma aracını… Böylece başladım yürümeye.
Hele ki doğum günümde yaşadığım o olay… 110 nolu araç Kabaktepe’de yolda kalınca, durakta edep ve sabır içinde dakikalarca, hatta saatlerce başka bir araç bekledim. Gecenin sonunda eve ulaşınca kararımı verdim: “Mevlüt, artık senin kaderin otobüse bağlı olmamalı. Bacaklarına güveneceksin!” dedim ve ertesi sabah erkenden yürüyüşe koyuldum.
Şimdi sabahları işe, akşamları eve doğru bastıra bastıra yürüyorum. Hem bacak kaslarım güçleniyor hem de sinir sistemi. Şaka bir yana, kendime bir hedef koydum: 1500 ve 2000 metrelik parkurlarda rekor kıran atletler gibi hızlı yürümeye çalışıyorum. Hatta biraz daha üstüne gidersem Atletizm Milli Takımı’na seçilirim gibime geliyor! Vambon mu, Wambon mu artık her neyse, oraya bile gidecek azmim var. Yeter ki şu otobüsler yolda kalmasın!
Bakmayın böyle gülümsediğime, iş ciddi aslında. Günümüzde ekmek de, iş de aslanın midesinde. Her sabah gecikmek demek, işini riske atmak demek. O yüzden ben artık yürüyüşe geçtim. Otobüs kaçırırsam üzülmüyorum, çünkü ben zaten kendi rotamı çizdim.
Ama tabii dileğim, belediye otobüsleri artık daha sağlam olsun, biz de hem yürüyelim hem güvenle binelim. Çünkü bazen Mevlüt Abi yürür, ama bazen de Mevlüt Abi’nin dizleri ağrır. Bu işler yaşa da bakıyor!
Son sözüm şu:
Spor bazen spor salonunda, bazen de belediye durağında başlar. Kimi halterle çalışır, kimi sabah 110 numaranın gelmesini beklerken kendiyle yarışır.
Ben Mevlüt Abi, yürümeye devam ediyorum. Hem sağlığım için, hem zamanında işime varmak için… Belki bir gün olimpiyat yolunda sizlerle de karşılaşırız. Ama şimdilik Kabaktepe rampasını çıkarak antrenmanlara devam!
ADANA
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNCEL
Az önceGÜNDEM
21 dakika önceADANA
33 dakika önceADANA
36 dakika önceADANA
3 saat önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.