Zeydan Karalar’ın avukatından hukuksal açıdan doğru hamleler

Zeydan Karalar’ın avukatından hukuksal açıdan doğru hamleler

ABONE OL
28 Ağustos 2025 11:41
Zeydan Karalar’ın avukatından hukuksal açıdan doğru hamleler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında son dönemde yaşanan hukuki süreçler, sadece siyasi değil, aynı zamanda anayasal ve hukuksal bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Bu karmaşık süreçte dikkat çeken isim ise Karalar’ın avukatı Hüseyin Ersöz oldu. Ersöz’ün hem İstanbul’da görülen dava hem de görevden uzaklaştırma kararıyla ilgili yaptığı son başvurular, hukukun üstünlüğü ilkesine sadık ve yerinde hamleler olarak öne çıkıyor.

İlk olarak İstanbul’da yürütülen soruşturma kapsamında alınan tutuklama kararına karşı Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine aykırılık gerekçesiyle itiraz eden Ersöz, Karalar’ın tutukluluğunun kaldırılmasını talep etti. Bu başvuruda, sadece bir siyasetçinin özgürlüğü değil, aynı zamanda yargı kararlarının hukuki zemini sorgulandı. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru, ifade ve kişi özgürlükleri açısından önem arz eden bir duruşun yansımasıydı.

Bu başvurunun üzerinden çok geçmeden, Hüseyin Ersöz bu kez Adana Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Talebi, Zeydan Karalar’ın görevden uzaklaştırılması kararının iptali ve yürütmenin durdurulmasıydı. Gerekçesi ise oldukça netti: Görevden uzaklaştırma kararı, “neden” ve “konu” unsurları bakımından hukuki dayanaktan yoksundu. Bu yönüyle işlemin hem şekil hem de esas yönünden sakat olduğu savunuldu.

Her iki başvuruda da öne çıkan unsur, savunmaların siyasetten bağımsız ve tamamen hukuksal tabana oturması. Avukat Ersöz, süreci yalnızca bir müvekkilin değil, hukukun hak ettiği yere gelmesinin mücadelesi olarak ele aldı. Bu da savunma makamının işlevini ve değerini bir kez daha anımsattı.

Karar, elbette yargıya ait. Ancak hem Anayasa Mahkemesi’nin hem de Adana İdare Mahkemesi’nin bu başvuruları değerlendirirken, sadece dosya kapsamına değil, anayasal ilkelere ve hukuk devleti normlarına bakmaları gerekir. Zira bu başvurular, kişisel menfaatleri değil, temel hak ve özgürlüklerin korunmasını esas alıyor.

Bu noktada kamuoyunun da unutmaması gereken bir gerçek var: Hukuk, sadece suçluları cezalandırma aracı değil, aynı zamanda hak arayanların en büyük güvencesidir. Zeydan Karalar’ın avukatı Hüseyin Ersöz’ün attığı adımlar da bu güvencenin somut birer örneğidir.

**

Hukuksal dayanaksız görevden uzaklaştırma

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında geçtiğimiz günlerde alınan “geçici görevden uzaklaştırma” kararı, sadece siyasetin değil, hukukun da gündeminde yerini aldı. İçişleri Bakanlığı’nın Karalar’ı görevden uzaklaştırma gerekçesi olarak gösterdiği iddialar, 7-8 yıl öncesine dayanan ve Karalar’ın bugünkü göreviyle hiçbir ilgisi olmayan olaylara dayanıyor. Bu durum, alınan kararın hukuki dayanağını sorgulanır hale getiriyor.

İçişleri Bakanlığı, kararına dayanak olarak 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesini gösteriyor. Söz konusu madde açık:

“Görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma açılan belediye organları veya bu organların üyeleri, kesin hükme kadar İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılabilir.”

Yasanın lafzı da, ruhu da açık. Bu madde, belediye başkanlarının mevcut görevleriyle bağlantılı bir suçtan dolayı soruşturulmaları veya yargılanmaları durumunda uygulanabilir. Oysa Zeydan Karalar’a yöneltilen iddiaların, bugünkü görev dönemiyle hiçbir bağlantısı bulunmamakta. Kaldı ki, bu iddialar kamuoyuna açıklandığı kadarıyla, halen somut ve kuvvetli delillerle desteklenmemiştir.

İçişleri Bakanlığı’nın bu kararı, belediye yönetiminde doğrudan seçmen iradesine müdahale anlamı taşımakta ve Anayasa’nın halk iradesini esas alan hükümleriyle çelişmektedir. Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleri de böylesi keyfi uygulamalarla ağır yara almaktadır.

Kararın hukuka aykırılığı, Zeydan Karalar’ın avukatı Hüseyin Ersöz tarafından açılan davada açık şekilde dile getirildi. Adana Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne sunulan başvuruda, görevden uzaklaştırma işleminin “neden” ve “konu” unsurları bakımından sakat olduğu ifade edilerek, yürütmenin durdurulması talep edildi. Bu, yalnızca bir kişinin değil, tüm kamu görevlilerinin hukuk güvencesi için verilmiş bir mücadeledir.

Bir kamu tüzel kişisinin başında bulunan ve halk tarafından seçilmiş bir belediye başkanının görevden alınması, sıradan bir idari işlem değildir. Bu tür işlemler, sadece yasal dayanakla değil, aynı zamanda ölçülülük ve kamu yararı ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Oysa Karalar’a yönelik işlem, bu temel ilkeleri hiçe sayan bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Zeydan Karalar’ın mevcut görevine dönüşü, yalnızca onun siyasi geleceği açısından değil, aynı zamanda hukuk devletinin devamlılığı açısından da önem arz etmektedir. Yargının, bu açık hukuksuzluğa karşı hukuk devleti ilkesini savunarak Karalar’ı görevine iade etmesi, yalnızca bir hakkın teslimi değil, demokrasinin ve hukukun gereğidir.

 

**

Mevlüt Abinin Not Defteri

Bastırdım parayı birinci oldum!

Ben öyle her önüne gelenin önüme geçmesine tahammül edemem. Haydi itiraf edeyim: Birinci olmayı severim. Önde olacağım, herkes beni konuşacak, mahallede çaylar benim üstüme demlenecek! Çünkü ben, arkada kalmaya gelemem. Hele bir de benden düşük profilde olan birinin parlayıp gündeme oturması yok mu… Allah affetsin ama kıskanırım. Hem de öyle böyle değil, “benim yerim orasıydı” diye yastığa kafamı gömmem.

Geçenlerde yine mahallede algı operasyonlarımı yürütüyorum. Hani yaptığım işleri anlatıyorum, yapmadıklarımı da hafiften yapmışım gibi süsleyip servis ediyorum. Yani reklam candır, PR ruhtur. Milletin gözüne gözlük gibi takılmışım, kimse neyin ne olduğunu çözemiyor. Derken kulağıma bir laf geldi: “Falanca çok konuşuluyor bu ara.” Dedim “Kim o ya, benim yerime kim konuşuluyor?” Meğer bizim muhtar adayı, bir anketçi bulmuş; mahallede ismi dört dönüyor. Ben hâlâ “simit fiyatlarını düşüreceğim” diye afiş bastırıyorum, adam veriyle oynuyor!

Yani anlayacağın, kendi silahımla vurulmuşum. Algı silahıyla.

Kıskançlık mı? Tavan. Hemen araştırmaya başladım. Dedim ki: “Benim adımı anketlerde Everest’e çıkaracak, halkı bana tekrar âşık edecek biri lazım.” Ve ne derler: Arayan belasını da, PR’cısını da bulur! Bir saat içinde birini buldum. Telefonun ucundaki ses, “Sabaha kralsın!” dedi. Ben önce “gece reklam mı basacağız?” sandım. Meğer gece boyunca algoritmalarla oynamış, mahallede ismimi yazan üç kişiyi üç yüz kişi gibi göstermiş. Sabah kalktım, mahallede yine bir numarayım!

Bir teyze geldi pazarda, “Allah senden razı olsun, yolları sen yaptırmışsın,” dedi. Oysa en son parke taşına bastığımda ayağım burkulmuştu.

Yani anlayacağınız, ben yine, yeniden birinci oldum. Ama nasıl oldum, orasını hiç kurcalamayın. Siyasette başarı, bazen sadece daha yüksek sesle yalan söyleyebilme kapasitesidir.

Ama ne demişler, algı her şeydir. Gerçekler fasa fiso, görüntü kalite!

Şimdi bana “dürüst ol” diyenlere diyorum ki: “Ben dürüstüm, sadece biraz yaratıcıyım!”

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.