web statisticsweb statistics
BÜTÜN HERKESİN BİLMESİ GEREKEN BİR KONU

BÜTÜN HERKESİN BİLMESİ GEREKEN BİR KONU

ABONE OL
20 Kasım 2025 12:52
BÜTÜN HERKESİN BİLMESİ GEREKEN BİR KONU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bâyezid Bestami hazretleri 40.haccını eda ediyordu. Bir bayram akşamı Arafat’ta beklerken,
Nefsi “Ey Eba Yezid! Şu mahşeri kalabalığa bak. Kim senin gibi 40 kez hacca gelmiş?”
Gönlünden bu geçince ayağa kalktı ve yüksek bir sesle:
“Ey ahali! Ben kırk kez hac farizasını yerine getirdim. Ben bu kırk haccın sevabını iki ekmeğe satıyorum. Alan var mı?” Diye seslendi!
Biri ayağa kalkıp, “Ben alıyorum” dedi. Ver iki ekmek dedi. Adam iki ekmek verince ekmekleri bir köpeğin önüne yemesi için attı. Sonra nefsine dönerek “Artık övüneceğin bir şey kaldı mı?” diye onu kınadı. Sonra Hac vazifesi bitince kafileden ayrılarak Rum ellerine doğru gitti.
Bir yerde mola vermek için durduğunda bir Hıristiyan Rahip ondaki değişikliği fark edip onu evine davet etti.
Evinde rahat ibadet etmesi için ona uygun ortam hazırladı. Rahip ondaki değişik halleri müşahede edince onu ağırlamakla iyi ettiğini düşünerek memnun oldu.
Bir süre sonra Bâyezid Bestami hazretleri Rahibin konukseverliğine teşekkür ederek oradan ayrılmak istedi. Ama Rahip bunu kabul etmeyip biraz daha kalmasını ısrarla rica etti ve:
Yalvarırım birkaç gün daha burada kalın. Çünkü birkaç gün sonra bizim bir bayramımız var. Bu bayramda bütün Rahipler ve din büyüklerimiz gelir, halkla birlikte bu bayramı kutlarız. Hem büyük Rahibimiz de gelip ayine katılır.
Sanırım büyük Rahibimizle görüşüp konuşmanda fayda var. Bâyezid Bestami hazretleri bu işte bir hikmet var diyerek bu teklifi kabul etti ve birkaç gün daha kalmaya karar verdi. Bayram günü gelince herkes kiliseye bayram ayinine katılmaya gitti. Rahipler ve büyük Rahip de geldiler. Bâyezid Bestami hazretleri de yerel bir elbise giyerek ev sahibi rahip ile birlikte kiliseye gidip oturdu. Biraz sonra başrahip ayın için kürsüye çıktı. Ama hiçbir şey konuşmadı. Biraz böyle bekleyince rahipler:
Niçin susuyorsunuz? Diye sordu. O da: Nasıl konuşayım ki aramızda bir MUHAMMED’i var dedi. Halk birden galeyana geldi. Bayramı sabote ettiğini düşünerek:
Göster onu bize parçalayalım! Diye haykırmaya başladılar. Başrahip: Böyle taşkınlık yaparsanız onu size gösteremem. Ama ona dokunmayacağınıza söz verirseniz onu size gösteririm. Deyince halk ona dokunmayacağına söz verdi.
Bunun üzerine başrahip: Ey MUHAMMED’i ALLAH için ayağa kalk dedi. Bunu deyince Bâyezid Bestami hazretleri ayağa kalktı: Başrahip ona adın ne, Bâyezid tahsilin var mı? Rabbimin öğrettiği kadar…
O zaman sana kırk sorum olacak bakalım bilebilecek misin? Bâyezid Bestami hazretleri buyurun sorun dedi.
Başrahip “O halde bana ikincisi olmayan biri, üçüncüsü olmayan ikinciyi, dördüncü olmayan üçü, beşincisi olmayan dördü, altıncısı olmayan beşi, yedincisi olmayan altıyı, sekizincisi olmayan yediyi, dokuzuncusu olmayan sekizi, onuncusu olmayan dokuzu, on birincisi olmayan onu, on ikincisi olmayan on biri, on üçüncüsü olmayan on ikiyi söyle” dedi:
Bâyezid Bestami hazretleri: İkincisi olmayan bir, eşi ortağı, dengi, benzeri olmayan ALLAH Teâlâ hazretleridir.
Üçüncüsü olmayan iki, GECE İLE GÜNDÜZDÜR.
Dördüncü olmayan üç, TALAK’tır.
Beşincisi olmayan dört, TEVRAT, ZEBUR, İNCİL ve KUR’ANI KERİMDİR.
Altıncısı olmayan beş, BEŞ VAKİT NAMAZDIR.
Yedincisi olmayan altı, GÖKLERİN VE YERİN yaratıldığı gün sayısıdır.
Sekizincisi olmayan yedi, YEDİ KAT GÖKTÜR.
Dokuzuncusu olmayan sekiz, KIYAMET GÜNÜ ARŞI TAŞIYACAK MELEKLERİN SAYISIDIR.
Onuncusu olmayan dokuz, HAMİLELİK MÜDDETİDİR.
On birincisi olmayan on, MUSA A.S ŞUAYB Peygambere çobanlık ettiği yıllardır.
On ikincisi olmayan on bir, YUSUF peygamberin kardeşleridir.
On üçüncüsü olmayan on iki, SENENİN AYLARIDIR.
Başrahip: Doğru dedin. Peki, söyle bakayım. Havadan ne yaratıldı, havada ne muhafaza olundu, hava ile kim helâk edildi?
Bâyezid Bestami hazretleri: İsa as. Havadan yaratıldı, havada muhafaza edildi. Ad kavmi Hava ile helâk edildi.
Başrahip: Peki ne ağaçtan yaratıldı, ağaçta kim korundu ve ağaç ile kim helâk edildi?
Bâyezid Bestami hazretleri: Musa a.s’ın asası ağaçtan yaratıldı. Nuh a.s ağaç içinde gemide korundu. Zekeriya a.s ise ağaç içinde testere ile biçildi.
Başrahip: Pes doğrusu, peki ateşten kim yaratıldı, ateşten kim korundu ve ateş ile helâk oldu?
Bâyezid Bestami hazretleri k.s: iblis ateşten yaratıldı. İbrahim a.s ateşten korundu. Ebu cehil ateş ile helâk oldu.
Başrahip: Ya taştan kim yaratıldı, taş içinde kim korundu ve taş ile kim helâk oldu?
Salih a.s’ın devesi taştan yaratıldı. Ashab-ı kehf taşta korundu. Ebrehe ve ordusu taş ile helâk edildi.
Başrahip: Hepsi doğru dedi ve sormaya devam etti. Bir ağaç düşünki oniki dalı her dalında otuz yaprağı ve her yaprağında beş çiçek bulunsun. Bu çiçeklerden ikisi Güneşe üçü karanlığa baksın?
Bâyezid-İ Bestami hazretleri: Bu ağaç bir yılı temsil eder. On iki dalı on iki aya. Otuz yaprağı otuz güne. Beş yaprak beş vakit namaza. Güneşe bakan iki yaprak öğle ve ikindi. Karanlığa bakan üç yapraksa akşam, yatsı ve sabah namazını temsil eder.
Başrahip her cevapta:
Doğru diyorsun diye itiraf etmekten kendini alamadı ve devam etti:
Söyler misin bana: “Âlimleriniz cennette dört nehir vardır. Biri baldan, Biri sütten, Biri sudan, Biri de şerbettendir diyorlar. Aynı kaynaktan beslenen dört nehir nasıl farklı farklı akabilir ki?
Bâyezid Bestami hazretleri cevap verdi:
İnsanın kafasından dört küçük nehir akar. Kulak yağı acı. Gözyaşı tuzlu. Burun salgısı iğrenç.
Ağız suyu leziz değil midir? Buna ne dersin?
Başrahip: Birde şu var sizin âlimleriniz “Cennet ehli yer içer fakat abdest bozmaz, su dökmez diyorlar”
Hazret: Ana rahmindeki cenin de öyle değil midir?
Peki, hacca giden tavaf eden ama canı ruhu olmayan bir şey ne olabilir?
Bâyezid Bestami hazretleri: Nuh a.s’ın Gemisidir. Tufanda kabeyi tavaf etmiştir.
Dedikten sonra başrahibe döndü ve “sanırım bu kadar soruya cevap verdikten sonra bana da soru sorma hakkı doğdu” dedi ve: Ben müsaade ederseniz size sadece bir soru soracağım ve cevabını bildiğinizden de adım gibi eminim”
Başrahip: Buyurun sizi dinliyorum.
Cennet kapılarının üzerinde ne yazar?
Başrahip konuşmadı. Etrafındakiler rahatsız oldu ve Ey büyüğümüz! Cevabını ver ve bizi mahcup etme! Diye yalvarmaya başladılar.
Bunun üzerine başrahip: Doğrusunu sorarsanız bu sorunun cevabını biliyorum. Ama…
Ama ne?
Siz bu cevabı kaldıramazsınız.
Söz veriyoruz katlanacağız. Bedeli ne olursa olsun ödemeye hazırız.
Bunun üzerine Başrahip: O halde beni iyi dinleyin.
Cennetin anahtarı ve cennet kapılarının üzerinde yazılan şey aynı şeydir. Oda LA İLÂHE İLLALLÂH MUHAMMEDÜRRESULULLÂH’dır. Cennet kapılarının üzerinde bu ibare yazılıdır.
Bunu deyince oradaki herkes kelime-i şahadet getirerek Müslüman oldular.
Sonra başrahip Bâyezid-İ Bistâmi hazretlerine dönerek: Ben çoktan Müslüman olmuştum ama beni öldürürler diye bunu herkesten saklıyordum.
Allah’a dua ederek kâmil bir dostunu göndererek bana yardımcı olmasını, etrafındakilerin de İslamlı müşerref olmasını nasip etmesini istemiştim. Allah Teâlâ hazretleri sizi gönderdi dedi.
Umre ibadeti için belirli bir zaman var mıdır?
Yoktur. Her zaman umre yapmak caizdir. Ama hac günlerinde umre yapmak, tahrimen mekruhtur. Bu günler ise bir gün kurban bayramı arifesi, dört gün de kurban bayramı günleri olmak üzere toplam beş gündür.
Umreyi ömrümüzde bir kere yapmak sünnettir.
Bir yıl içinde Hac bir defa yapılır. Umre ise birden fazla yapılabilir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.