Adana, Türkiye’ye bir kez daha rezil oldu! Bu rezaletin sebebi ise Seyit Ahmet El Kadri El Rufai Dergâhı adı altında gerçekleştirilen tarikat yapılanması ve bunun da başaktörü kendini Şeyh Fadıl diye tanıtan Şanlıurfa nüfusuna kayıtlı olan Fadıl Dadaş…
Sözcü Televizyonu’nda bu sahte şeyhin yaptığı rezalet görüntüleri ile yayınlandı. Kentin merkezinde Yüreğir’de, Ulubatlı Hasan Mahallesi’ndeki 2996 sokakta gerçekleşen bu yapılanmadan Adana’daki yetkililerin haberinin olmadığını şahsım olarak düşünmüyorum. Lakin bu yapılanmaya neden bu kadar müsaade edildiğini de bir türlü anlamış değilim.
3 çocuk babası olup kendini şeyh diye tanıtıp Peygamber soyundan geldiğini herkese adeta yutturan Fadıl Dadaş, bir hastanede hasta bakıcısı olarak işe başlar. Daha sonra hastaneden ayrılıp Seyitoğlu isimli bir mermer satış dükkanı açar.
Sonrasında Şeyh olmaya karar verir. Bir mekan temin edip burada müritlerini toplar. Genelde müritleri Suriyeliler olup oturma izni olmayan Suriyeliler ile zikir partileri düzenler.
Çocuğu olmayanlar, kısmeti kapalı olanlar, felçli kişiler gelir ve yardım talebinde bulunur sahte Şeyhten.
Arapça bilmez, okuyamaz, yazamaz. Lakin bir sancak ihdas edip bu sancak ile törenler düzenler. Davul ile tef ile zikir partileri yaparak yeşil yün iplik ile okuyup üflediği sözde tılsımlı yeşil yün iplik ile insanları kandırır.
Oğlu Sadık, kendisinden sonra yerine geçecek olan veliahdıdır. Oğul Sadık lüks araçlara biner, şatafat içinde yaşar.
13 yıldır bu böyle sürüp gider.
Merdiven altı tarikat, Yüreğir’in Ulubatlı Hasan Mahallesinde sancak törenleri düzenlerken yetkililer bu olup bitenden habersizdir. Adıyaman merkezli bir dernek çatısı altında yapılır bütün bunlar. Merkezi Adıyaman olan dernek Adana’da kayıtlı bir dernek değildir.
Bu sahte şeyh, aynı zamanda masajcıdır!
Müritlerinin bazılarını seçerek ‘Bana masaj yap, oramı elle, buramı elle’ diyerek sapıklık içine de girer. Bu sapkınlıklardan dolayı o orasını burasını elleyen müritler, şeyhi ‘Sapık, Mustafa’yı taciz eden sapık’ diyerek telefon rehberlerine kayıt edilir!
Böyle bir rezaletin yaşandığını Sözcü Televizyonunda izledim ve inanın midem bulandı. İyi ki gazeteciler var memlekette değil mi?
Bakalım bu sapkınlığın ifşa olmasından sonra yetkililer harekete geçecek mi?
Google araması yaparak bu sapkınlıkla ilgili görüntülere herkes ulaşabilir. Tabi ki yetkililerin de haberinin olduğunu düşünüyorum.
Adana adına yüz kızartıcı olan bu olayların şehrin imajına verdiği zararı buradan bir kez daha yetkililere iletmek isterim.
Kentin mülki amiri olarak başta Sayın Valiler biz gazetecilere, ‘Bu kentin adliye olayları ile anılmasını istemiyoruz’ diyerek bizlerden adliye haberlerini yapmamamızı istiyorlar. Şehrin merkezinde böylesine bir olay yaşanır da gazeteciler bunu haberleştirmez ise 13 yıldır devam eden bu sapkınlık daha kaç yıl devam ederdi? Onun da varın hesabını siz yapın…
Adana’ya yeni atanan Valimiz Sayın Mustafa Yavuz Beyden bu rezaletin kökünden kazınması adına gerekli emir ve talimatları vermesini kendisinden hassaten rica edelim diyerek yazımı burada noktalamak istiyorum.
GÜNDEM
Az önceADANA
2 saat önceADANA
2 saat önceADANA
2 saat önceGÜNDEM
2 saat önceADANA
2 saat önceADANA
2 saat önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.