Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayınlamış, genelgede ise “Maarifin Kalbinde Ramazan” demiş. Bakanlık burada neyi kastediyor? Ramazanda milli ve manevi duygulara değer verilmesi.
Ramazan yardımlaşmadır, Ramazan dayanışmadır. Ramazan milli kültürün bir dayanışmasıdır. Türkiye’de dini inanç ve ibadet hürriyetinin bir parçasıdır. Ramazan ayının Türk kültüründe ayrı bir yeri var.
Ben İmamoğlu nahiyesinde büyüdüm. Çocukluk yıllarımda babam yanına iftar açmak imkânlar dâhilinde yiyecek alırdı. Beni de yanına alır camiye akşam namazına giderdik. Komşularda imkânları dâhilinde getirirdi. Ezan okunur ortak sofrada orada bulunan cemaat iftarını açar ve evlere gidilir teravih namazı için yeniden camiye gelinirdi. Bu yaşantı hep benim aklımda kaldı. Nerde şimdi bu kültür? O gün irtica gelmedi bu ülkeye aksine kendini sözde laik sananlar o zamanda bugün olduğu gibi bağırıp çağıyorlardı.
Lise yıllarında Ankara’ya sınava gittim. Kocatepe Camiinde namaz kıldık. İmam cenaze var anonsu yaptı, dışarı çıktık biz saf olduk,. Sağa selam verince baktım bir grup insan bizi seyrediyor. Ben tanımadığım kişinin cenaze namazını kıldım ama cenazeye gelen yakınları kişinin cenaze namazını kılmamasını tuhaf karşılamıştım.
Demek ki onlar ilerici biz gericiymişiz. Ya sen babanın cenaze namazını kılmıyorsun. Kılana da mani oluyorsun. Bakanlık diyor ki, Çocuklar, gençler Ramazan’da kardeşlik ruhuna uygun hareket edilmesi anlatılsın diyor. Sözde ilericiler yok ya ne kardeşliği, sen kavgacı ol, açıksan kapalıya, kapalı isen açığı ayıpla. Bakanlık diyor ki, uygun şartları olan Oruç tutsun. İftarın, Teravihin, Sahurun ne olduğunu öğrensin.
Birileri inanın çok az kendini aydın sananlar olmaz diyor. Nereden biliyorum çok az olduğunu? Çünkü bu ülkede kişi Ramazan’da ayıp olur, günah fazla olmasın diye alkol almıyor. Camilerimiz, çocuk sesleri ile şenlensin. Camiden kovulan değil, teşvik edilen çocuğun kime zararı olur? İnanın bu ülkenin birçok insanı o küçük yaşlarda alıyor bu dini bilgilerini. Bu kurslarda merhameti, kardeşliği, paylaşmayı, arkadaşlığı ve güzel ahlakı öğreniyorlar.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in bu Mübarek Ramazan ayında ortaya koyduğu yaklaşım, çocuklarımızın fıtratına uygun bir eğitim ve manevi iklimin ne kadar önemli olduğunu benim çocukluğumda kalanları yeniden göstermiştir.
Müslüman ailelerinin evlatları Ramazan’a heyecanla sahip çıkmıştır, her tarafta Allah sesinin yükselmesi bunun bir göstergesi değil mi?
Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bu ülkede milletimizin mayasının nasıl sağlam olduğu ortaya çıkmıştır. Şimdi yüzde bir, iki, üç olan neden bu kadar geniş bir kitleye gerici, sen değil biz biliriz diye hükmetmeye çalışıyor.
Arkadaş ben yüzdesi çok olan çoğunluğun içindeyim. İnanıyorum ki, bu yazıyı okuyanlarda benim gibi düşünüyor. Bu vesileyle Sayın Bakan’a teşekkür ediyor, hayırlı bir çığır açtığını ifade ediyoruz. Allah razı olsun. Bu Bakana bazıları neden saldırıyor? Hatta bir kısım aydın mahkemeye verecekmiş.
Ver kardeşim, ver de yarın senin cenazeni ben kılacağım, o çocuklar kılacak, çünkü sen çocuklar dinini öğrenmesin diye çaba sarf ediyorsun. Bu Adama neden düşmanlık yapılıyor, biliyor musun?
Tüm Türkiye’nin çocuklarına Allah zikrini alıştırdığı için!
Ben, Bir “Allah” diyeni severim, bir de Allah” denilmesine vesile olanı.
Seviyoruz ve yanındayız Sayın Milli Eğitim Bakanım, Yusuf Tekin..
ADANA
7 gün önceADANA
7 gün önceADANA
7 gün önceADANA
7 gün önceADANA
7 gün önceADANA
7 gün önceEKONOMİ
12 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.