Siyasette birilerinin mirasını yiyenler her daim revaçta olmuşlardır. Ne zaman ki, mirasını yedikleri kişinin ilkelerine ters düşecek noktaya geldiklerinde ortada miras da kalmaz. Yenecek de…
Süleyman Demirel’in mirasını yıllarca Demokrat Parti ve Doğru Yol Partisi yöneticileri, Alparslan Türkeş’in mirasını MHP ve Zafer Partisi, Muhsin Yazıcıoğlu’nun mirasını BBP ve Necmettin Erbakan’ın mirasını ise AK Parti, SP, Yeniden Refah Partileri yemeye devam ederek siyaset arenasında yerlerini almışlardır. CHP’de ise Atatürk’ün mirasını yemişlerdir.
Rahmetli Necmettin Erbakan’ın ölüm yıldönümünde bir dizi etkinlikler gerçekleştirildi. Dikkatle takip ettim. Erbakan Hocanın misyonundan gelerek bugün değişik partilerde siyaset yapanlar hayır duası etmek adına ortak noktada buluştular.
İfadelerinde “En zor zamanlarda dahi hakikati haykırmaktan geri durmayan, siyaseti ilke ve ahlak zeminine oturtarak özgün bir çığır açan; nezaketi, sabrı ve vakarıyla en çetin muhalefetlere karşı dahi sükûnetini muhafaza eden muhterem Başbakanımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı aramızdan ayrılışının yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Bir ilim adamı olarak özgünlüğünü, bir dava adamı olarak azmini, bir devlet adamı olarak üslubunu örnek aldığımız muhterem hocamızın manevi mirasının gelecek nesillere aktarılması hepimiz için kaçınılmaz bir vazifedir.
O, yalnızca bir siyaset adamı değil; aynı zamanda bir dava ve istikamet insanıydı.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.” Cümlelerini kurdular.
Bu vesile ile Rahmetli Erbakan’a bizler de ‘Allah rahmet eylesin’ diyelim ve hayır duamızı göndermiş olalım.
Erbakan’ın mirasını yiyenlerin bir kısmı kısa zamanda ‘Milli Görüş’ gömleğini çıkardılar. İktidar olmanın verdiği rahatlıkla eksen sapmasını yaşayarak aslını inkâr edecek noktaya varmasalar da gömlek çıkarmakla ‘siyasetimiz ayrışıyor’ diyebildiler.
Saadet Partisi ile Yeniden Refah Partisi’nin ortak noktaları ‘Milli görüş’ olmasına karşın bir türlü bir araya gelememeleri de aslında mirasın ne kadar ‘TATLI’ olduğunun bir göstergesi olsa gerek.
Son dönemlerde Erbakan’ın tedrisatından geçen isimlerden birisi olan Gelecek Partisi Genel Başkanı ve Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun mecliste gurup kurarak söz sahibi olma adına verdiği gayrete ve DEVA Partisi’nin Genel Başkanı Ali Babacan’ın da Davutoğlu ve SP ile birlikte yol arkadaşlığı yaptığı ortamda, ‘Aynı Milli Görüş çizgisinde olanların farklı partilerde yer alarak güçlerini dağıtmasını’ bir türlü anlamış değilim.
Demek ki, siyaset böyle bir şey…
Gücü elinde bulunduran ve güç toplama, devşirme derdinde olanlar bir noktaya geldiklerinde birbirine benzemiş olsalar da ayrışabiliyorlar. Farklı yönlere sapabiliyorlar.
Türkiye şartlarında denenen ‘Milli Görüş’ politikalarının yeniden iktidar olma gibi bir derdi olsa da, bu biraz Türkiye koşullarına göre zor gibi görünüyor.
AK Parti’nin içinde yer alan Milli Görüş çizgisindeki isimlerin diğer Milli Görüş düşüncesindeki isimlerden ayrışarak farklı kulvarda yer aldıklarını da düşünecek olursak, bu Milli Görüş çizgisinde olanlar ancak Erbakan Hocanın ölüm yıldönümünde mezarı başında bir araya gelebileceklerini görürüz, buna tanıklık ederiz
Netice itibariyle özellikle Adana’daki Milli Görüş çizgisindeki siyasetçilerin de bu sepeleşmeden nasiplerini alarak farklı politika izledikleri bir ortamda Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın babasının ölüm yıldönümünde Adana’da bulunmasına ait fotoğrafları dikkatle inceleyecek olursanız, Erbakan’ın mirasına sahip çıkan sadece Yeniden Refah Partisi’nin olduğunu görürsünüz.
Miras nereye kadar sürer?
Ona da sanırım seçmen karar verir…
ADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceADANA
4 gün önceADANA
4 gün önceADANA
4 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.