“Taşı toprağı altın” olan, toprağından “beyaz altın” fışkıran, her yıl kent dışından kamyonlarla çalışacak olanlar taşınan, insanları doyabilen, komşu kentlerin ekonomisine katkı sağlayan Adana’ya ne oldu gerçekten? Ne toprakları altın ne toprağından “beyaz altın” fışkırıyor şimdi… Ne kent içinde olanlar hoşnut yaşadıklarından ne de kırsalda toprakla/ hayvancılıkla ilgilenip de “kentin efendisi” sayılan köylüler… Herkesin yürüdüğü yollar sarp/ çukurlu, önleri çalılık/ çıngırak yılanlı…
Elde ne varsa, “daha iyisini” yapmak için çaba harcanmıyor mu; öyle söylenmiyor mu, yanlış mı düşünüyorum! Sistemin, düzenin sözcülerinin olduğu ses alıcılarını açın, bugün de dinleyin; aynı şeyleri duyacaksınız! İnsanları daha iyi yaşatmak, çağın en son teknolojisinden yararlandırmak, başını yastığa koyduğunda rahatça uyumasını/ çocuklarına daha iyi eğitim aldırmasını sağlamak için var olduklarını/ işin başında olduklarını söyleyecekler! Doğru mu?
***
İşin şaşırtan yanı, dünyayı sarsan Epstein konusunda söylentiler duymuştum ancak, Adana’da çocukların “kiraya” verildiğini ne düşünmüştüm ne de öngörmüştüm… Olabilir mi? Adalet Bakanı Akın Gürlek, iftarda buluştuğu gazetecilerin soruların yanıtlarken, günümüzde yaygın biçimde sokakta, okullarda, işyerlerinde, evlerde yaşanan şiddet olaylarına da değiniyor. Oniki-onbeş yaşlarındaki çocukların suça iteklendiklerinden, bunda bazı ailelerin de etmen olduğundan söz ediyor…
Bakan Gürlek, çocukların şiddete bulaşmasında ailenin sosyal yapısının/ eğitim düzeyinin, incelenmesi gerektiğini, şiddete yönelmenin nedenlerinin araştırılmasının zorunluluğunu vurgularken yalnız Adana ile Antep’in değil tüm yurt için önem taşıyan şu sözleri kullanıyor: İsim vermek istemiyorum. Çocukları kullanıyorlar, 12-15 yaşındaki çocukları kullanıyorlar. Hatta bakın şunu net söyleyeyim, çocukları ailelerinden kiralıyorlar. Biz bunu tespit etmiştik. Adana’dan, Antep’ten çocukları ailelerinden kiralıyorlar. İstanbul’a getiriyorlar. Daha sonra sırtını sıvazlıyorlar. Çocukları suçta kullanıyorlar…
***
“Adana’dan, Antep’ten çocukları ailelerinden kiralıyorlar.” Çok ağır bir saptamayla birlikte büyük bir yara bu! En önemlisi toplumsal çürümenin ne denli kaygı verici boyuta geldiğini gözler önüne sermesi… Peki, bu duruma nasıl geldi ki aileler? Nasıl oldu da tırnaklarına taş değmesin diye, üzerine titreyerek büyütülen çocuklar şiddet sarmalının çarkları arasında kullanılmasına göz yumuldu? Bunun suçlusu yalnız aileler mi; aileler durduk yerde/ hiçbir gerekçe yokken mi bu duyarsızlığa büründüler? Çocukların korunması için işbaşında olanlar, çocukları umutlu bir geleceğe hazırlamak için uğraş vermesi gerekenler neredeydiler?
O denli sorulacak sorular var ki… Bakan Gürlek’in sözlerinin ardından günler geçti! Adana/ Antep vekilleri, sivil toplum örgütleri, siyasi partileri o gün bugün uyumamalıydılar! “Kim, nasıl, neden çocuğunu şiddet için ödünç verebilir” diye sormalıydılar! Aileleri “o” çıkmaza kim ya da kimler sürüklemişse, oniki/ onbeş yaşındaki çocukları kimler “şiddetlerinde” kullanmak için götürdüyse bir bir açığa çıkarmalıydılar, neden oldukları çürümenin hesabını sormalıydılar! Olmuyor neden?
***
Oruçlu, herkesin “açlığı” kanıksaması gereken günler yaşanıyor şimdi haksız mıyım? Doğru, haksızım! Doymazların, insanları böylesine çürümüşlüğe itenlerin, yurdun her çıkmaza girişinin bedelini dargelirliye/ emekliye/ emekçiye ödetenlerin “açlığı/ yokluğu/ umarsızlığı” anlamak gibi bir düşüncesi yok! Evlerde aş pişmiyormuş, temel gereksinmelerini alamıyormuş, çocuklarını sevindiremiyormuş, doymuyormuş kime ne? Açlıkla sınanlara inat, doymazlıklarını “utanmıyoruz ne var” diyerek de kalıcılaştırdılar; biri çıkıp da “yaptıklarından utanmasan da, oy aldıklarında utanmalısın” dedi mi?
İçtenlikle söylüyorum; Adana böyle bir yer değildi! Arkadaşını, dostunu, hele hele çocuğunu “ödünç” verecek denli kafayı yememişti! Ama belli ki yedirmişler! “Eskiyi unutun/ yeniyle şahlanacağız” diyerek belli ki içten çürütmüşler Adana’yı da, Antep’i de… Tam onbeş tane Adana’nın, ondört tane de Antep’in milletvekili var… Bunların hepsine birden soruyorum; siz ne iş yapıyorsunuz, oyunu alarak ballı aylık almanıza neden olan kentinizin yurttaşları çocuklarını “ödünç” olaylarda kullanılmak için bedel karşılığı veriliyormuş! “Duymadık” demeyin; yeni doğan çetesini duyduk, çocuklara tecavüzü duyduk, çocuk yaşta evliliği duyduk, şimdi de “kiraya verilen çocuklar” öyle mi? Neredesiniz?
ADANA
24 saat önceADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceGÜNCEL
3 gün önceADANA
4 gün önceADANA
4 gün önceADANA
4 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.