Burada kaç kez yazdığımı bilmiyorum; Özgür Özel, yapması gerekeni yapıyor… Yıllardır yapılan “deve kuşu” benzetmesinden kurtarmak için uğraş veriyor… Kusura bakmasın deve kuşu severler; aslında korkudan başına kuma gizlediği ileri sürülür bilirsiniz! Nereden bileceklerdi ki sormadan/ soruşturmadan; bir delinin kuyuya taş atması gibi inanılmıştı koşulsuz… Gerçekte, deve kuşları, bıraktıkları yumurtalarını düzeltmek, yerinde olup/ olmadığını kontrol etmek için kumun içine başlarını soktuklarını ah bir düşünselerdi değil mi? O zaman Chp’ye de benzetmeye kalkışmazlardı…
Hep birlikte görüyorsunuz… Özel ne yapmalı başka? Geri çekilip beklemeli mi? Sanki “şunları bir silkeleyin” denilen başkasıydı, sanki “turpun büyüğü” diye bir başka yere sesleniliyordu, sanki önceden bildirmesine karşın izin verilmeyen etkinlikler başka birinin önünü kesiyordu, sanki “topal ördek” benzetmesi başkasına yapılmıştı, sanki yurttaşın özgün gücüyle belirlenimlerine karşın altından yel geçen suçlamalarla tutuklanan başkanlar Özgür Özel’in genel başkanı olan partinin belediye başkanları değildi… Köşküne çekilip izlemeli miydi?
***
Kim ne derse desin; Özel, ateşten gömlek giymiş, yerinde durmuyor, hiperaktifliğini önceki gün gerçekleşen yüzüncü eylemde de ortaya koyan bir genel başkan… Bundan başka, yıllardır alışık olmadığımız bir özelliği daha var; asık suratlı değil, vardığı yerde enerjisini gösteren, eylemlerini yurttaşla söyleşerek yapabilen, sevdiği için ağlayabilen, emekçiyle rahatça yer sofrasına çökebilen bir genel başkan… Son yıllarda buna benzerini, ya da tüm bunları bir arada bulunduranı pek göremeyince bazı davranışları garip gelebiliyor; olsun…
Özel, deve kuşları gibi, kuma gömülü yumurtaları koruma derdinde de, ya çevresindeki kimi kendini bilmezler, esen güzel havayı egzoz gazıyla kirletenler, ne oldum delisi havasına bürünenler, yaşadıkları toplumun değerlerini görmezden gelenler, insanların geleceklerini karartma/ Özel’in çabalarını baltalama pahasına ciddiyetten uzaklaşmalar… Adını anmayacağım bile, Uşak Belediye Başkanı’na diyorum…
***
İki yetişkin insanın, zorlama olmadıkça, içinde şiddet barındırmadıkça aldıkları kararlar kimseyi ilgilendirmez; tamam! Ama bir de toplumun değerleri vardır, bu toplumu oluşturan aileler vardır, anneler/ babalar/ kardeşler/ bildikler vardır… Bunların birbirine saygısı unutulduğunda toplumun var olmasının bir amacı olmaz…
Tamam; bu yaşanan daha çocuk yaşta/ yaşı dokuzunda nikaha zorlanan biri değildir… Yurtlarda baskı kurularak şiddet uygulanan/ tecavüze uğrayan o çocuklardan biri de değildir, o geleceğin umut dolu yüzleri soldurulan “rıza varmış” denilerek suç/ üstü bırakılan çocuklardan biri de değildir, “bir kereden ne olacak” diyenden umursamadığı o küçük/ savunmasız yüreklerden biri de değil; tamam… Ne toplumun değerlerinin, ne de Özgür Özel’in çabalarının üzerine kara bulutlar inmemeliydi…
***
Kendi adıma politikayı sıcak bulmadım hiç… Ancak siyasetçinin olması gereken biçimi çizebilirim, oy vermişsem, beklentimi söyleyebilirim; bu her seçmen için de geçerli… Bir politikacı “o koltuğa” oturmuşsa eğer, artık yalnız kendisi değildir, umut bağlamış milyonların beklentisini yerine getirmek için uğraş vermesi gerekir. Yurdumuzdaki genel başkanlar bunu ne denli yapabiliyor, ne denli halkın arasına karışıp sorunlarını dinliyor, duygudaşlık kurabiliyor, onunla dertleşebiliyor, emekçinin yaşama tutunması için uğraş veriyor konuşulup tartışılır…
Adına “kişisel yaşam” adını da versek, “yetişkin insanlar” da desek halkın seçtiklerinin bu konularda özen göstermesi kaçınılmaz! Bu toplum, kendi değerlerini hiçe sayan, “ben yaptım oldu” kibriyle davrananlara oldukça katıdır. Bir belediye başkanı, kentin yolunu, temizliğini, suyunu sağlayacak, ancak o kentin erincine, toplumun değerlerine de önem verecek… Hele ki Özel’in “iktidarın” tüm orantısız baskılarına karşın, gösterdiği ivmenin gelecek adına ışık verdiği bir süreçte….
***
Sözün özü; genel başkan “yumurtaları” korumak için eylem yapmaktan kaçınmazken, aynı tutum içinde olmaları gereken bazılarının kişisel heveslerle o emekleri çatlatmaya hakkı var mı? Özgür Özel’in çabasına, halkın umutla bekleyişine gölge düşürenlerin çocuklara zor kullanandan, çocuk yaşta evliliğe zorlayandan, hoş bulup gevrek bakışıyla/ sözleriyle ezenden “ayıran” ne kalır geriye düşünsenize… 280326
ADANA
Az önceGÜNDEM
Az önceADANA
2 saat önceADANA
3 saat önceADANA
4 saat önceADANA
5 saat önceADANA
5 saat önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.