Sarıçam’ın Beyceli Mahallesi’nde 3449 Sokak’tan her geçişimde gözüme aynı görüntü takılıyor: Sokağı adeta “U” çizdiren, su tesisatı aparatlarıyla örülmüş bir arsa duvarı… İlk bakışta bile bunun masum bir yapı olmadığı, yolun göz göre göre işgal edildiği anlaşılıyor.
Meğer bu hislerimde yanılmamışım.
Bir süre önce Toroslar EDAŞ mahallede güçlendirme ve aydınlatma çalışması yaptı. 3449 Sokak da programdaydı. Sokağın başına ve sonuna direkler dikildi; ancak tam orta bölüme konulması gereken aydınlatma direği, bir kişinin itirazı üzerine yerleştirilemedi. İtiraz eden, sokağın bir bölümünü arsasına katan kişiymiş.
Gerekçesi ise akıl alır gibi değil:
“Bu yol atalarımın anısı, elektrik direği yolumu engelliyor…”
Olaya tanık olanlar anlatıyor; mahalle sakinleri direğin dikilmesinde ısrar etmiş, muhtar devreye girmiş. Muhtar, “Bu işgal suçtur, büyük cezalarla karşılaşırsın” diye uyarmış. Ama nafile… “Atamın anısı” söylemi her şeyin önüne geçmiş. Toroslar EDAŞ ekipleri de olası gerginlik büyümesin diye direği dikmeden ayrılmış, sonra da projeyi o bölümde askıya almış.
Ortada çok açık bir gerçek var:
3449 Sokak’ta aleni bir yol işgali söz konusu.
Bu işgali ortadan kaldıracak kurum da belli: Sarıçam Belediyesi.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi, sokaklardaki işgalleri kaldırma ve yolları imar planına uygun hale getirme görevini ilçe belediyelerine veriyor. Aynı yasanın 15. maddesi ise, yolu işgal edenin “devlet malına karşı suç” işlemiş sayılacağını açıkça hükme bağlıyor.
Üstelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün 06.07.2022 tarihli genelgesi de bu sorumluluğu bir kez daha anımsatıyor.
Yani mevzuat çok net.
Görev, yetki ve sorumluluk Sarıçam Belediyesi’nde.
Buna rağmen işgal sürüyorsa, bunun adı ya görevi yapmamaktır, ya bilinçli olarak göz yummaktır, ya da görevi suistimal etmektir. Kanunun 38. maddesi, Belediye Başkanı Bilal Uludağ’a bu konuda açık görev ve yetki veriyor. Yetki varsa sorumluluk da vardır.
Beyceli’de sorun sadece 3449 Sokak’tan ibaret değil. Daha önce bu köşede kaldırım işgallerini, çekme paylarının dükkânlara katılmasını yazdım. Mahalle sakinleri, yıllar önce tek bir işyeriyle başlayan bu işgallerin “üzüm üzüme baka baka kararır” misali yayıldığını anlatıyor.
Ama Sarıçam Belediyesi’nden bugüne kadar somut bir adım gören olmadı.
Kaldırım işgallerine ses çıkarmayan bir belediyenin, sokağın yarısının özel mülke katılmasına, kamu yatırımının engellenmesine ne kadar duyarlı olacağı doğrusu beni endişelendiriyor.
Umarım yanılırım.
Umarım Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ ve ilgili birimler, yasaların kendilerine yüklediği görevi anımsarlar;
– Kaldırım işgallerine,
– Çekme paylarının iç edilmesine,
– 3449 Sokak’taki açık yol gaspına son verirler.
Ve en önemlisi, mahalle halkına şu soruların yanıtını verirler:
Bugüne kadar neden gereği yapılmadı?
Yapılmadıysa kim sorumlu?
Bundan sonra ne yapılacak?
Kamu adına bu soruların takipçisi olmaya devam edeceğim.
GÜNDEM
14 saat önceADANA
19 saat önceADANA
20 saat önceADANA
20 saat önceGÜNDEM
20 saat önceADANA
20 saat önceADANA
20 saat önce