Adana’da 5-7-8-9 Şubat tarihlerinde düzenlenen Elazığ Yöresel Ürünler Fuarı, geride sadece pestil, orcik ve kürsü başı türkülerini değil; aynı zamanda ciddi bir soru işaretini de bıraktı.
Fuar öncesinde şehrin dört bir yanını donatan afişlere bakıldığında organizasyonun paydaşları açıkça yazılıydı: Elazığ Belediyesi, Elazığ Tarihi Kapalıçarşı Derneği ve sponsor olarak Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ile Yüreğir Belediyesi.
Ancak fuar boyunca servis edilen haberler, paylaşılan fotoğraflar ve sahadaki organizasyon dili, etkinliğin adeta “tek ev sahibi” varmış izlenimi verdi. O isim de Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’ydı.
Bilindiği üzere Demirçalı’nın Elazığ kökenli olduğu ifade ediliyor. Memleketine gönül bağı duyması son derece anlaşılabilir bir durumdur. Her insan doğduğu topraklara karşı bir sevda taşır. Buna kimsenin itirazı olmaz, olamaz.
Ancak sorun şahsi sevda ile kamu kaynağının birbirine karıştığı noktada başlar.
Çünkü bu fuar:
Bir park buluşması değildi,
Bir hemşehri dayanışması çayı değildi,
Bir dernek gecesi hiç değildi.
Kentin merkezinde günler süren, stantların kurulduğu, lojistik organizasyonun yapıldığı, sanatçıların sahne aldığı, tanıtım çalışmalarının yürütüldüğü büyük bir etkinlikti.
Böylesi organizasyonlar “gönül işi” ile değil, bütçe kalemleriyle yapılır.
Hiçbir sahne ücretsiz kurulmaz.
Hiçbir ses sistemi hayır duasıyla gelmez.
Hiçbir sanatçı alkış karşılığında kilometrelerce yol yapmaz.
Hiçbir tanıtım çalışması bedelsiz gerçekleşmez.
Her etkinliğin bir faturası vardır.
İşte Adanalıların merak ettiği konu tam da burada başlıyor:
Bu fuarın maliyeti nedir?
Eğer afişlerden anlaşıldığı gibi Yüreğir Belediyesi kurumsal olarak sponsor olduysa:
Belediyenin bütçesinden kaç lira harcanmıştır?
Hangi kalemden ödeme yapılmıştır?
Bu harcamanın kamu yararı gerekçesi nedir?
Eğer ayrıca Ali Demirçalı ismi de sponsor olarak yazıldıysa:
Bu destek kişisel midir?
Yoksa belediye bütçesi üzerinden mi karşılanmıştır?
Şayet organizasyon tamamen başkanın kendi cebinden finanse edildiyse, konu zaten kapanır. Buna kimse söz söylemez. Bu, kişisel bir tercih olur; adına da “memleket sevdası” denir.
Ancak kamu kaynağı kullanıldıysa, artık bu iş kişisel değil, kamusal bir konudur.
O zaman da açıklama yapmak bir lütuf değil, zorunluluktur.
Yerel yönetimler kentin kaynaklarını, hemşehri duygularına göre değil, kamu önceliklerine göre kullanmak zorundadır.
Adana’nın: altyapı sorunu varken, işsizlik meselesi ortadayken, kentsel ihtiyaçları çözüm beklerken…
Başka bir şehrin tanıtımına harcanan paranın gerekçesi mutlaka şeffaf biçimde anlatılmalıdır.
Bu bir eleştiri değil, hesap sorma hakkıdır.
Bu bir polemik değil, kamu yönetimi meselesidir.
Bu bir siyasi tartışma değil, şeffaflık talebidir.
Kısacası;
Elazığ tanıtıldı, türküler söylendi, stantlar kapandı.
Şimdi geriye tek bir soru kaldı:
Bu fuar Adana’ya kaça mal oldu?
Kamuoyu, bu sorunun yanıtını bekliyor.
EKONOMİ
4 gün önceADANA
8 gün önceADANA
9 gün önceADANA
10 gün önceADANA
10 gün önceADANA
10 gün önceADANA
10 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.