Anketlere Hiç Denk Geldiniz Mi?

Anketlere Hiç Denk Geldiniz Mi?

ABONE OL
25 Ocak 2026 11:20
Anketlere Hiç Denk Geldiniz Mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Birileri çıkıyor, neredeyse her hafta “anket sonuçları” açıklıyor.
Bin kişiyle, iki bin kişiyle yaptıklarını iddia ettikleri anketlerle bir kentin, hatta Türkiye’nin siyasi tercihlerini ölçtüklerini söylüyorlar. Rakamlar havada uçuşuyor. Yüzdeler kesin, sonuçlar net(!)

Ama işin tuhafı şu:
Açıkladıkları sonuçların yüzde 99’u sandıkta yanlış çıkıyor.

Geçmiş seçimlerde bunu defalarca gördük.
Mesela KKTC’de… Parayla anket sonucu açıkladığı iddia edilen bir anketçi vardı. Yıllardır neredeyse tek bir tahmini bile tutmadı. MHP’ye yüzde 2 biçtiği seçimde parti yüzde 10’un üzerinde oy aldı.
İYİ Parti için yüzde 20 denilen seçimde, bunca medya desteğine rağmen sonuç yüzde 9’larda kaldı.

Şimdi aynı isim bu kez İstanbul için anket yapmış, sonuçları televizyon ekranlarından açıklıyor.
CHP ve AK Parti rakamlarını bir kenara bırakalım. Asıl ilginç olan “diğerleri”.

DEM Parti yüzde 7,
MHP ve İYİ Parti yüzde 5,
Zafer Partisi yüzde 4’lerde…

Hadi bunlara da “amenna” diyelim.

Ama bir parti var ki…
Varlığıyla yokluğu arasında kimsenin fark göremediği, ama her ankette nedense yüzde 2 bandında sabitlenen bir parti. “Yerli ve milli” olduğu iddiasıyla ortada dolaşan bu partinin adını, bunca yıllık gazetecilik hayatımda sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın faaliyetteki siyasi partiler listesinde gördüm.

Ne Adana’da,
Ne İstanbul’da,
Ne Anadolu’nun herhangi bir kentinde…

Bir tane il ya da ilçe binasına rastlamadım.
Bir mitingine, bir çalışmasına, bir afişine denk gelmedim.

Ama anketlerde hep varlar.
Hem de yüzde 2!

İşin en ironik yanı şu:
68 yıllık yaşamım boyunca bir tek kişi bile gelip “Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” diye sormadı.
Çevremde de bugüne kadar bu soruya muhatap olmuş tek bir insan yok.

Demek ki anketler ya bizi özellikle bulamıyor…
Ya da başka bir evrende yapılıyor.

Batı ülkelerinde anketler siyasetin pusulasıdır.
Halkın iktidarı mı, muhalefeti mi onayladığını gösterir. Siyasetçi anketi dikkate alır, ders çıkarır, yön değiştirir.

Bizde ise anketler, çoğu zaman manipülasyon aracıdır.
İstenen parti yükseltilir, istenmeyen parti düşürülür.
Algı operasyonu yapılır, seçmen yönlendirilmeye çalışılır.

Ama hesap edilmeyen bir şey var:
Bu toplum artık anketlere değil, sandığa bakıyor.

Ne anket firmalarının,
Ne de televizyon ekranlarından okunan o süslü rakamların…

Artık zerre kadar inandırıcılığı kalmadı.

Onlar ne kadar algı yapmaya çalışırsa çalışsın,
Yurttaş bildiğini okuyor.
Son sözü de her zaman sandık söylüyor.

 

**

Emekli Aylıkları İktidarı Değiştirir

Türkiye’de emekliler yıllardır açlığa, yoksulluğa ve adeta ölüme terk edilmiş durumda. Bir zamanlar, özellikle 2000’li yılların başında asgari ücretin üzerinde olan emekli aylıkları bugün asgari ücretin bile altına düşmüş halde. Üstelik “kök maaş” uydurmasıyla yapılan zamların dışında bırakılan, artışlardan fiilen yararlanamayan milyonlarca emekli var.

Hükümet bu tabloyu görüyor. O yüzden en düşük emekli aylığını Ocak 2026’dan itibaren 20 bin liraya çıkarma gibi pansuman tedbirlerle durumu idare etmeye çalışıyor. Oysa sorun artık pansumanla geçecek bir yara değil; yara çoktan kansere dönüşmüş durumda.

Bugün yaklaşık 9 milyon emekli, ev kiralarının uçtuğu, gıda fiyatlarına yaklaşmanın bile lüks sayıldığı, etin altınla yarıştığı bir dönemde asgari ücretin altındaki aylıklarla hayatta kalmaya, barınmaya çalışıyor. Dul ve yetimlerin durumu ise çok daha vahim. Onlar için bu düzen, kelimenin tam anlamıyla bir yaşamda kalma mücadelesi.

AK Parti iktidarı, emekli maaşlarına “yüzde şu kadar iyileştirme yaptık” demeyi seviyor. Ancak aynı dönemde kiraların, gıda fiyatlarının, faturaların yüzde kaç arttığından söz etmiyor. Enflasyon kâğıt üzerinde düşerken, emeklinin mutfağındaki yangın her geçen gün büyüyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den gelen emekli maaşlarının iyileştirilmesi yönündeki çağrılar bile AK Parti iktidarında karşılık bulmadı. Cumhur İttifakı içinde dahi dillendirilen bu rahatsızlık, görmezden gelinmeye devam ediliyor.

Unutulmasın: Türkiye’de 13 milyon 400 bin emekli var. Bunun bir o kadarı eşleri, birkaç katı çocukları, torunları… Emekli sadece bir birey değil; milyonlarca hanenin ekonomik ve psikolojik omurgasıdır.

Cumhur İttifakı, birkaç hafta içinde emekli aylıklarını açlık sınırının üzerine taşıyacak gerçekçi ve kalıcı düzenlemeler yapmazsa, önümüzdeki seçimlerde sandıkta ummadığı sonuçlarla karşılaşabilir. Yurttaşlar bunun ilk işaretini yerel seçimlerde verdi. Ama anlaşılan AK Parti, halkın mesajını hâlâ doğru okuyabilmiş değil.

Bugün verilmeyen, geciktirilen, ertelenen maaş artışları 2027–28’de “bol kepçe” sunulsa bile beklenen etkiyi yaratmayacak. Aksine, “Neden daha önce yapılmadı?” sorusunu büyütecek ve tepkiyi derinleştirecektir.

Çünkü emekli unutmaz. Açlığı da, yoksulluğu da, görmezden gelinmeyi de unutmaz. Ve günü geldiğinde sandıkta hatırlatır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.