İstanbul’da görülen bir davada, mahkemenin sorusu üzerine Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen resmi yazı, pandemi dönemine ilişkin ciddi soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı.
BioNTech aşısı yaptırmaya zorlandığını, bu uygulama sonrasında sağlık sorunları yaşadığını belirten bir yurttaşın açtığı davada, Bakanlık mahkemeye sunduğu yazılı yanıtta Türkiye’nin BioNTech aşısı satın almadığını, Pfizer firmasının bu ürün için Türkiye’de ruhsat başvurusunda bulunmadığını ve Bakanlıkça ruhsatlandırılmış herhangi bir Covid-19 aşısının bulunmadığını ifade etti.
Bu beyan doğruysa, ortada basit bir bürokratik ayrıntı değil, toplumu ilgilendiren yaşamsal bir sorun vardır.
Çünkü henüz belleklerimizden silinmedi:
Dönemin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın her akşam ekranlara çıkıp vaka ve ölüm sayılarını açıkladığı, toplumun korku iklimiyle yönetildiği, “aşı olmadan hayat yok” denilerek milyonlarca insanın baskı altına alındığı bir dönem yaşandı.
Genelgelerle insanlar evlerine kapatıldı.
Sokağa çıkmaları yasaklandı.
Kamu binalarına, tiyatrolara, sinemalara, spor salonlarına, stadyumlara alınmadı.
“Normal hayata dönmenin” şartı açıkça ilan edildi:
Aşı olacaksınız.
Şimdi soralım:
Eğer BioNTech aşısı satın alınmadıysa,
Eğer Pfizer bu ürünü Türkiye’ye satmadığını söylüyorsa,
Eğer Sağlık Bakanlığı “ruhsatlı bir Covid-19 aşısı yoktu” diyorsa…
Hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde, ekranlardan “aşı” diye gösterilen şırıngaların içinde ne vardı?
Yurttaşlar hangi maddeleri vücutlarına almayı kabul etti?
Bu maddelerin etken ve yardımcı bileşenleri neydi?
Kim üretti, kim temin etti, hangi hukuki zemine dayanılarak uygulandı?
Daha da önemlisi:
Ekranlarda “aşı şovu” yapan dönemin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kamuoyuna gösterilen o enjeksiyonlarda neyi yaptırdı?
Gerçekten satın alınmayan bir aşı mı uygulandı, yoksa başka bir içerik mi?
Bu sorular “komplo” değil, resmi belgelerle ortaya çıkan çelişkilerin doğal sonucudur.
Devletin görevi, bu çelişkileri görmezden gelmek değil, açıklığa kavuşturmaktır.
Sağlık Bakanlığı;
– Pandemi döneminde yurttaşlara uygulanan maddelerin tam içeriğini,
– Etken ve bağlayıcı bileşenlerini,
– Temin süreçlerini,
– Hukuki ve bilimsel dayanaklarını
ivedilikle kamuoyuna açıklamalıdır.
Aksi halde şu soru ortada kalmaya devam edecektir:
Sahte mi gerçek mi olduğu hâlâ tartışılan bir pandemi döneminde, insanlar yasaklardan kurtulabilmek için vücutlarına ne enjekte ettirildi?
Bu sürecin sorumluları ortaya çıkarılmalı, iddialar bağımsız yargı önünde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Toplumun hafızasıyla, bedeniyle ve korkularıyla oynanmışsa, bunun adı “sağlık politikası” değil, hesap verilmesi gereken bir yönetim pratiğidir.
Ve millet bugün tek bir şey sormaktadır:
Bize ne verdiniz?
ADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceADANA
3 gün önceADANA
4 gün önceADANA
5 gün önceADANA
5 gün önceADANA
5 gün önce